2. Ceza Dairesi 2021/9203 E. , 2023/2907 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/372 Esas, 2016/510 Karar
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2016 tarihli ve 2016/9508 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında satış sözleşmesi yapmaksızın ve kurumca mühürlenen sayaçtan geçirmeksizin kaçak elektrik kullanmak şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 ve 53. maddeleri gereğince karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/372 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararı ile karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili 22.06.2016 ve 25.07.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde özetle, sanığın suçunu işlediğini ikrar ettiği ve suçun unsurlarının oluştuğunu, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 27.02.2015’te sanığın şirket tarafından kesilen elektrik enerjisini kullandığından bahisle tutanak düzenlenip, dava açıldığı, sanık aşamalarda felçli olduğu için bir süre faturaları ödeyemediğini ve kesilen elektriği sayaçtan geçirerek kullandığı ve zararı da giderdiğini savunduğu ve mahkemece sanığın elektriği sayaçtan geçirdiğinin tutanaktan anlaşıldığı gerekçesiyle beraat kararı verdiği tespit edilmiştir.
2. 27.02.2015 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Dosya içeriğinde mevcut olan 27.02.2015 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağında sanığın kuruma kaydı bulunmayan zati sayaç ile elektrik kullandığının belirtilmiş olması karşısında, sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edip etmediğinin tespiti açısından, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcısı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, öncelikle sanığın tutanağa konu olan ikamette ne zamandır oturduğu kolluk marifetiyle yapılacak araştırma sonucunda belirlenerek abonesiz kullanım süresi tespit edildikten sonra, bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, kayıtsız sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın kuruma abonelik başvurusunun olup olmadığı, kaçak kullanım bedelini ödeyip ödemediği de araştırılıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin tespit edilmesi halinde ise; 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması nazara alınarak belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması sebepleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/372 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!