2. Ceza Dairesi 2021/9102 E. , 2023/3156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/673 E., 2016/704 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.09.2015 tarihli ve 2015/1268 Esas numaralı iddianame ile; "sanığın ikâmetinde dağıtım şirketine ait doğalgaz sayacının mührüne müdahale etmek suretiyle kaçak doğalgaz kullandığı" iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 151/1 ve 53/1. maddeleri gereğince karşılıksız yararlanma ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/673 Esas, 2016/704 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında; karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62., 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereği mahkûm olunan hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; "dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanığın üzerine atılı suçun oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın meskeninde kullandığı sayaç numaratörünün emniyet plastik perçin mührünü kırmak suretiyle sayaca müdahale ettiği ve bu suretle karşılıksız gaz kullandığı, bu durumun 09.01.2015 tarihinde yapılan kontrolde tespit edildiğinin ve bilirkişi raporunda da sanığın sayaca müdahale ettiğinin belirtildiğinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş. Tanık T.A. ve E.Ş.'nin iddiayı doğrulayan beyanları, 15.04.2016 tarihli keşif tutanağı ve 11.05.2016 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında düzenlenen ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2015 tarihli ve 2015/1268 Esas sayılı iddianamesinde mala zarar verme suçundan da dava açıldığı, ancak mala zarar verme suçu yönünden herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, zamanaşımı süresi içerisinde mala zarar verme suçu yönünden mahallince işlem yapılması olanaklı görülmüş; 09.01.2015 tarihli tutanağın içeriği, tanıklar T.A. ve E.Ş.'nin beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanığın üzerine atılı suçun oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zarar giderimi konusunun dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında ise katılan kurumun vergili ve cezasız zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilmemesi karşısında, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı tespit edilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan zararın makul süre içerisinde giderilmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/673 Esas, 2016/704 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!