WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/8254 E.  ,  2023/3803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/785 E., 2016/79 K.
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.08.2015 tarihli ve 2015/2593 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında gündüz vakti katılanın konutuna rızası dışında girmesi şeklindeki eylemi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,
2.Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/785 Esas, 2016/79 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1, 62, 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi katılanın olay günü kendisini konutuna çağırması nedeniyle konuta girdiğini, üzerine atılı suçu kabul etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu kısmen ikrarı, katılanın beyanı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediği kanaatine varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
2.Sanığın alınan savunmalarında aşamalarda değişen farklı gerekçelerle katılana ait konuta girdiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın kovuşturma evresinde alınan ifadesinde "... boşandığımız gün gittim, iki ay öncesine kadar birlikte bu evde yaşıyorduk, elbiselerimi almak istedim.." şeklinde beyanda bulunduğu, UYAP üzerinde yapılan araştırmada Fethiye Aile Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli 2015/452 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararıyla tarafların boşandığı, kararın 14.07.2015 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında öncelikle katılan ve sanıktan söz konusu konutun ortak olarak yaşadıkları konut olup olmadığı, haklarında ayrılık kararının bulunup bulunmadığı, sanığın düzenli olarak konutta kalıp kalmadığı, katılanın soruşturma evresinde beyan ettiği şekilde uzaklaştırma kararının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde hangi koşullarda kararın verildiği sorularak gerekmesi halinde suça konu konutun kime ait olduğuna, tarafların konutu ortak olarak kullanıp kullanmadıklarına, taraflardan birinin konuttan ayrılıp ayrılmadığına, sanığın söz konusu konutta düzenli olarak kalıp kalmadığına ilişkin kolluk araştırması yapılarak ve taraflar arasında ayrılma kararının, boşanma kararının ve uzaklaştırma kararına ilişkin belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya içerisine konularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre;
2. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5/1-d maddesinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedeniyle anılan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydına göre engel sabıkası olmadığı anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “adli sicil kaydı dikkate alınarak yasal imkansızlık nedeniyle” şeklindeki gerekçeyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.18.06.2014 tarihinde kabul edilip, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/785 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.