WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/8226 E.  ,  2023/3543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/234 E., 2016/41 K.
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında katılan ...'e yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesi gereğince 08.04.2015 tarihli iddianame ile dava açıldığı halde, bu suç yönünden bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2015 tarihli ve 2015/2959 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında katılan ... Akaba'nın konutuna rızası dışında gece vakti girmesi ve şikâyet nedeniyle olay yerine giden polis memurlarına hakaret ve görevlerini yapmalarını engellemek için direnmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlâli, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1-4, 265/1, 125/1-3-a, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,
2.Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4, 29, 62, 50/1-a, 125/3-a, 125/4, 62/1, 52/2, 265/1, 43/2, 62/1, 50/1-a maddeleri uyarınca sırasıyla 3.000,00 TL adlî para, 7.080,00 TL adlî para 3.740,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi,
1.Katılan ...'ün konutuna girmediğini, girmiş olsa dahi eylemin saat 16.00 sıralarında gerçekleştiğine,
2.Şikâyetçi ... Kaya'nın eşine biber gazı sıkması nedeniyle hakaret eyleminde bulunduğunu bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması gerektiğine, ayrıca hakaret eyleminde bulunduğu sırada yanında sadece eşi olduğunu alenen hakarette bulunmadığına,
3.Polis memuru olan şikâyetçilere yönelik cebir ve tehdit eyleminde bulunmadığı bu nedenle görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ... Akaba ile aynı apartmanda oturan ve olay öncesinde aralarında anlaşmazlık ve husumet bulunduğu anlaşılan sanığın olay günü saat 21.40 sıralarında, katılan ... Akaba'nın evinde olmadığı sırada anahtar uydurmak suretiyle katılanın evine girdiği, evindeki eşyalarını dağıtıp camları kırmak suretiyle zarar verdiği, olayı haber alan müştekinin arkadaşı olan katılan ... Süyüm ile birlikte olay yerine gittikleri ve olayı polise ihbar ettikleri; bir süre sonra polisin olay yerine geldiği; sanığın olay yerinde katılanlar ... ve ...'e sinkaflı sözlerle hakaret ettiği; olaya müdahale eden şikâyetçi polis memurları ... ve ...'a direnmeye başladığı ve şikâyetçi polis memuru ...'ya sinkaflı sözlerle hakaret edip tekme atarak ve her iki müşteki polis memuruna tehdit içeren sözler sarf ettiği kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
2.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında polis olan şikâyetçilere hakarette bulunduğunu ve katılan ...'ün konutuna girdiğini kabul ettiği, görevi yaptırmamak için direnme suçunu kabul etmediğini beyan ettiği,
3.Sanığın ve şikâyetçilerin Genel Adli Muayene Raporları, bilgi sahibi olarak dinlenen M.K , O.C.'ın beyanlarının, olay tarihinde düzenlenen tutanağın dosya içinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede
1.Dosya içindeki şikâyetçilerin aşamalarda alınan beyanları ile uyumlu tanık beyanları, olay tarihinde düzenlenen tutanak içeriğine göre sanığın alkollü şekilde taşkınlık yapması üzerine kolluk kuvvetlerinin müdahale ettiği, sanığın direnmesi üzerine kelepçe takıldığı ve ekip arabasına bindirildiği sırada şikâyetçi ...'ı tekmelediği nazara alındığında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan İncelemede
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2015 tarihli ve 2015/2959 Esas No.lu iddianamesinde sanığın şikayetçiler ... ve ...'a yönelik "alayınızın a.. koyacağım, siz beni tanımıyorsunuz, cinayetteki Yusuf'a sorun, o beni çok iyi tanır, ben içerde üç bilemedin beş gün yatarım, bundan fazla beni içerde tutacak adamın da a... korum" şeklindeki sözleri nedeniyle kamu görevlisine hakaret suçundan kamu davasının açıldığı, olay tarihinde düzenlenen tutanak içeriğinde sanığın ... ve ...'e yönelik hakaret içerikli beyanlarının belirtildiği, kendilerine yönelik ise sanığın ekip arabasına bindirecekleri sırada "ben çıkarsam hepinizle tek tek görüşeceğim" ibareli sözleri sarf ettiğinin belirtildiği, şikâyetçi ... ve ...'un aşamalarda alınan beyanlarında sanığın ekip arabasının nezarethane bölümündeyken kendilerine yönelik iddianamede belirtilen "alayınızın a.. koyacağım, siz beni tanımıyorsunuz, cinayetteki Yusuf'a sorun, o beni çok iyi tanır, ben içerde üç bilemedin beş gün yatarım, bundan fazla beni içerde tutacak adamın da a... korum" şeklindeki sözleri söylediğini beyan ettikleri, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında kolluk görevlilerinin eşi bulunduğu sırada eşinin gözüne biber gazı sıkmaları nedeniyle hakaret ettiğini belirttiği nazara alındığında öncelikle şikâyetçiler ve sanık tekrardan dinlenilerek iddianamede kamu davasının açıldığı ibareleri aleni bir yerde mi yoksa ekip arabasının içinde mi söyleyip söylemediği tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/3-a maddeleri gereğince dava açıldığı halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 125/4. maddesi uygulanarak 5271 sayılı Kanun'un 226/1. maddesine aykırı davranılması,
3.Sanık hakkında katılan ... Akaba'ya yönelik 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 151/1, 106/1-1, 125/1-4. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, hakaret ve tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, mahkemenin temyiz kapsamı dışında bulunan mala zarar verme ve hakaret suçlarından mahkûmiyet hükmü kurduğu, tehdit suçundan hüküm kurulmadığı, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme, tehdit suçları ile uzlaşma kapsamında olan konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun işleniş şekli ve zamanı nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulama yeri bulunmadığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
5.18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde A-2 numaralı bendinde açıklanan nedenle Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünde B paragrafında açıklanan nedenle Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.