WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/20324 E.  ,  2023/2737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 16.04.2018
EK KARAR SAYISI : 2018/654 E., 2018/896 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
KARARLAR : Temyiz isteminin esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca; sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 16.04.2018 tarihli ek kararın aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Yönünden;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; sanığın temyiz isteminin reddine dair, 16.04.2018 tarihli ve 2018/654 Esas, 2018/896 Karar sayılı sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçu Yönünden;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında, Kargı Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.02.2017 tarihli ve 2017/14 Esas numaralı iddianame ile; "sanıkların gece vakti katılan ...'e ait ikametinin kilit menteşesinin piminin çıkartılıp kapısının açılarak konutun bahçe duvarlarının içerisinde kalan güvercin kümesinin kilidini kırmak suretiyle 8 adet paçalı diye tabir edilen güvercinleri; yine şikâyetçi ...'a ait bahçe duvarı ile çevrili konuttan içeriye girdikleri, şikâyetçiye ait evin eklentisi niteliğindeki bahçe içerisinde bulunan güvercin kafesinin telini kesmek suretiyle 5 adet paçalı diye tabir edilen güvercinleri çaldıkları" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 142/2-h, 143 ve 53/1-2 maddeleri (her şüpheli için ayrı ayrı 2 kez)
gereğince hırsızlık, suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/24 Esas, 2018/28 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca (şikâyetçi sayısınca sanıklar hakkında 2 kez olmak üzere) 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

3. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve sanıkların istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2018/654 Esas, 2018/896 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi ve 286. maddeleri gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; "sanığın SEGBİS ile ifadesinin alınamayacağına, sanığa soruşturma aşamasında zorunlu müdafi atanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesinde duruşma yapılmamasının kanuna aykırı olduğuna, dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince verilen cezalardan indirim yapılması gerektiğine"
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; "sanıkların hırsızlık kastıyla hareket etmediklerine"
Sanık ...'ın temyiz istemi; "eylemin teşebbüs aşamasında kalmış olup, ayrıca şikâyetçilerin zararlarının giderilmesi hususunun dikkate alınması gerektiğine" ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde gece vakti sayılan saat 20.30 sıralarında sanıkların 57 ... plaka sayılı araç önce katılan ...'e ait ikâmete geldikleri, dışarıda sanık ...'nın gözcü olarak kalıp diğer iki sanığın ise, etrafı duvarla çevrili ikametin bahçesindeki güvercin kümesinin kilidini kırmak suretiyle katılana ait 8 adet paçalı güvercini çaldıkları, daha sonra şikâyetçi ...'a ait bahçe duvarı ile çevrili ikâmetten içeri girerek, şikâyetçiye ait evin bahçe içerisinde bulunan güvercin kafesinin telini kesmek suretiyle 5 adet paçalı güvercini çaldıkları, şikâyetçi ...'in sanıkları görmesi ve sanıkların kaçması üzerine, şikâyetçi ...'in güvercinlerini çalan şahıslardan birisinin daha önceden de tanıdığı ... olduğunu fark ettiği, şikâyetçinin kolluk görevlilerini araması sonrasında plakadan hareketle kaçış istikametinde durdurulan ve içerisinde sanıkların bulunduğu araçta suça konu toplam 13 güvercinin ele geçirildiği ve sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar ... ve ... aşamalarda, üzerlerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, sanık ... ise, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, soruşturma aşamasında gerek Cumhuriyet savcılığında, gerekse sorguda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, şikayetçi ve katılanın da aşamalarda ifadelerinin alındığı tespit edilmiştir. Tanıklar M.A. ve C.A.'nın iddiayı doğrulayan beyanları, 01.02.2017 tarihli Yakalama, Üst Arama, Teslim ve Tesellüm Belgesi, 06.02.2017 tarihli Değer Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Hukukî Süreç bölümünde bahsedildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Sanık ...'nın 30.11.2017 ve 18.01.2018 tarihli duruşmada SEGBİS yoluyla hazır edildiğinin anlaşıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 7078 sayılı Kanun'la değişik 196/4. maddesi hükmü uyarınca, Anayasa Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli 2017/22672 başvuru sayılı kararında da belirtildiği üzere; hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusunun yapılabilmesine veya duruşmalara katılabileceğine karar verilebilecektir. Anılan kanun maddesinin gerekçesinde; sanığın duruşmada hazır bulunmasının tarafların güvenliklerini tehlikeye düşürmesine veya davanın makul sürede sonuçlandırılmasına engel olması ya da buna benzer başka sebeplerin varlığı ile mahkemece zorunlu görülmesi halinde, yurt içinde bulunan sanığın sorgusunun SEGBİS kullanılmak suretiyle yapılabilmesi veya duruşmalara katılabilmesinin öngörüldüğü, sanığın bizzat huzurda yaptığı savunmadan mekan haricinde bir farkı bulunmayan SEGBİS sisteminin adil yargılanma ilkesine ve dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesine ve ceza muhakemesinin yüzyüzelik ilkesine uygun olduğu, ayrıca sanığın mahkeme huzuruna getirilme talebi bulunmaması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesi gereğince verilen kararın türü ve verilen cezanın miktarı itibariyle sanıklar hakkında duruşma açılarak esas hakkında karar verilebileceği gibi, dosya üzerinden de karar verilebileceği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, her ne kadar sanıkların Cumhuriyet savcılığındaki ifadeleri müdafisiz olarak alınmış ise de; sanıkların Cumhuriyet savcılığındaki ifadeleri ile aynı yönde olan sorguları sırasında müdafinin hazır bulunduğunun anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafii ve sanık ... müdafii sanıkların üzerine atılı suçun sübut bulmadığını ve suç kastlarının olmadığını belirtmiş iseler de; sanıklar ... ve ...'ın tüm aşamalarda üzerlerine atılı suçu ikrar etmeleri, sanık ...'nın ise, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, üzerine atılı tevil yollu ikrar etmesi, soruşturma aşamasında gerek Cumhuriyet savcılığında, gerekse sorguda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmesi, suça konu güvercinlerin bulundukları arabada yapılan aramada ele geçirilmesi, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafii ve sanık ... müdafiinin dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanık ...'nın üzerine atılı suçun sübut bulmadığına ve sanıkların hırsızlık kastıyla hareket etmediklerine ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş ve hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 06.02.2017 tarihli değer tespit tutanağına göre göre, sanıklar tarafından şikâyetçi ...'a ait olan ve çalınan güvercinlerinin toplam değerinin 2.300,00 TL, katılan ...'ya ait çalınan güvercinlerinin toplam değerinin ise 2.800,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, suçun işleniş şekli ve özellikleri, suç tarihinde paranın satın alma gücü ve ekonomik şartlar gözetildiğinde, sanıkların kastını özgüleyerek hırsızlık suçunun konusunu oluşturan güvercinlerin değer bakımından az olarak kabul edilemeyecek olması dikkate alındığında, sanıkların cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uyarınca indirim yapılmasının koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; ayrıca sanıkların hırsızlık olayını gerçekleştirdikten sonra bulundukları aracın plaka bilgilerinden hareketle yapılan ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından olay yerinden uzaklaştıktan sonra yakalanmaları ve bulundukları araçta suça konu güvercinlerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, hırsızlık suçunun tamamlandığı ve teşebbüs hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı, yine suça konu güvercinlerin kolluk görevlileri tarafından ele geçirilmesi karşısında, hırsızlık suçu bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2018/654 Esas, 2018/896 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanıklar müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kargı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.