2. Ceza Dairesi 2021/19337 E. , 2023/2773 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2532 E., 2018/2616 K.
SUÇ :Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2017 tarihli ve 2017/319 Esas No.lu iddianamesi ile, sanığın katılanın iş yerinde bulunan cep telefonunu ve kasada bulunan yaklaşık 700,00 TL'yi çaldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 53, 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2017/391 Esas, 2018/335 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 53, 58. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/2532 Esas, 2018/2616 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği, olay mahallinde keşif yapılarak suçun bina vasfı taşıyan bir yerde işlenip işlenmediği araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, olayın geçtiği yerin çay bahçesi olması karşısında aynı Kanun'un 142/1-e maddesine uyup uymadığının araştırılmadığı, sanığın çaldığı iddia edilen eşyaların değerinin az olması nedeniyle aynı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiği, tarafların uzlaşmaya davet edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de katılan beyanı, tanık anlatımı, dosya içerisinde bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun cevabi yazısı ve tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın olay günü katılanın işletmekte olduğu çay bahçesine gittiği, katılanın iş yerinden ayrıldığı sırada iş yerinin büfe kısmına gittiği, iş yerinde bulunan tanık B.Ç. isimli personelden bisküvi istediği, bu esnada tanığın elinde bulunan çayları dışarıya götürdüğü, sanığın bu sırada kasanın içerisinde bulunan 700,00 TL para ile katılana ait cep telefonunu aldığı anlaşılan olayda, sanığın çelişkili, hayatın olağan akışına ters düşen ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 13.11.2017 tarihli cevabi yazısında, suça konu cep telefonunun, 07.07.2017 tarihinden 24.07.2017 tarihine kadar sanık adına kayıtlı telefon hattı ile kullanıldığının bildirilmesi, sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları ile tanık beyanı nazara alındığında sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış, suça konu telefon ve paranın, suç saatinde açık olan çay bahçesinin kapalı olan büfe kısmındaki masa üzeri ve kasasında bulunmakta iken çalındığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 141/1. maddeleri ve uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı görülmemiş, dosyada bulunan faturaya göre suça konu cep telefonunun değerinin 589,00 TL olduğu ve ayrıca kasada bulunan yaklaşık 700,00 TL'nin çalınması karşısında aynı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/2532 Esas, 2018/2616 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmancık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!