WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/15287 E.  ,  2023/3598 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/367 E., 2015/470 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-onama

Sanık ...'ye gerekçeli kararın cezaevinde tebliğ edildiği, yapılan tebliğ işleminde sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesine aykırı şekilde "okumak-almak" suretiyle tebliğ yapıldığı anlaşıldığından sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kars Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2014 tarihli ve 2014/1112 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında, müştekinin yetkilisi olduğu şirkete ait hesaplar üzerinden sanıkların hesaplarına para aktarılması eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e, 43 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/367 Esas, 2015/470 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e, 43 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz istemleri, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
23.05.2011 tarihinde şikayetçi Güvent'in yetkilisi olduğu şirkete ait hesaplar üzerinden şikayetçinin bilgi ve rızası dışında farklı hesaplara para aktarılması olayına ilişkin şikayetçinin şikayet dilekçesine binaen Kars Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, şikayetçinin beyanında geçen ve rızası dışında gerçekleştirildiğini beyan ettiği söz konusu havalelerin; 1-) 23.05.2011 tarihinde saat 16.17'de şikayetçiye ait 54356 numaralı hesaptan sanık ...'a ait hesaba gönderilen 8.057,24 TL, 2-) 23.05.2011 tarihinde saat 13.50'de şikâyetçiye ait 54356 numaralı hesaptan sanık ...'e ait hesaba gönderilen 7.921,16 TL, 3-) 23.05.2011 tarihinde saat 12.54'de şikayetçiye ait 64864 numaralı hesaptan sanık ...'e ait hesaba gönderilen 8.056,57 TL, 4-) 23.05.2011 tarihinde saat 15.21'de şikayetçiye ait 64864 numaralı hesaptan sanık ...'e ait hesaba gönderilen 8.345,77 TL şeklinde olduğu, ilgili bankalardan temin edilen dekontlar ve diğer delillerden söz konusu paraların hesap sahipleri olan sanıklar tarafından aynı tarihte çekildiğinin anlaşıldığı, yine ilgili bankalar nezdinde yapılan yazışmalardan söz konusu havale işlemlerinin internet üzerinden yapıldığının tespit edildiği, yapılan işlemler sırasında kullanılan IP numarasının ise 88.251.104.100 olduğu, İl Telekom Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden gönderilen cevabi yazıda, olay tarihi itibariyle söz konusu IP adresini kullanan şahsın temyiz dışı sanık ... olduğunun belirlendiği, her ne kadar sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirtmiş iseler de, özellikle aktarılan paraları çeken sanıklar Kemal ve Raşit'in kendi hesaplarını kullanmaları, paraların çekildiğini gösteren dekontların bizzat kendileri tarafından imzalanması, elde edilen kamera kayıtları ve sanıklar beyanlarının çelişki içerikli ve hayatın olağan akışına uygun olmaması karşısında, savunmalarının kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik ve itibarsız olduğu, aktarılan paralara dair internet üzerinden yapılan işlemlerde tek bir IP adresinin kullanılması, paraların kısa zaman aralıklarıyla sanıklara gönderilmesi ve temyiz dışı sanık ... dışındaki sanıkların da aynı tarihte ve birbirine yakın saatlerde söz konusu paraları çekmeleri karşısında temyiz dışı ... dışındaki sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde ve tüm para aktarma-çekme işlemlerine iştirak ettikleri, eylemlerinin de 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 43/1 ve 142/2-e maddelerine uygun olduğu, iştirak halinde hareket eden sanıkların aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında şikayetçiye ait iki farklı hesaptan değişik zaman dilimlerinde birden fazla kez para havale etmeleri eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri kapsamında kaldığı hususunda her türlü şüpheden uzak, tam ve kesin bir vicdani kanı hasıl olduğu anlaşıldığından sanıkların üzerilerine atılı hırsızlık suçunu işlediklerinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın hüküm tarihinde Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 10.11.2015 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/367 Esas, 2015/470 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/367 Esas, 2015/470 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.