2. Ceza Dairesi 2021/14042 E. , 2024/866 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/649 E., 2016/383 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
KATILAN SANIKLAR : ..., ...
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, kasten yaralama, hakaret
SUÇ TARİHLERİ : ...
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanık ... ve katılan sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Bozma
Katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında ''11.11.2014, 07.09.2014, 09.12.2014'' olan suç tarihlerinin ''11.11.2014'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
1) 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve aynı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren, katılan sanık ...'nin farklı tarihlerde işlediği kasten yaralama ve hakaret eylemleri ile, katılan sanık ...'nun kasten yaralama eylemi bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 ve 125/1-4. maddeleri yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2) Katılan sanık ... hakkında kamu malına zarar verme eylemi nedeniyle kurulan hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 168/1 ve 62. maddelerinin uygulanmasından sonra aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, ancak devamı bentlerde katılan sanık hakkında aynı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle 2.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilerek hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi,
3) Katılan sanık ...'nin temyiz dışı katılan sanık ... ... ile katılan sanık ...'ya yönelik hakaret eylemlerini birden fazla kişiye yönelik olarak farklı zaman ve mekanlarda işlemesi karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4. maddesi uyarınca hükmolunan temel cezadan zincirleme suç hükümleri gereği aynı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince temel ceza artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiği düşünülmeden, sanık hakkında fazla ceza tayini,
4) Katılan sanık ...'nun Mahkemece tekerrüre esas alınan ilâmı olan Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2007/250 Esas ve 2007/1222 Karar sayılı 20.06.2012 kesinleşme tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca verilmiş 2 yıl hapis cezasına ilişkin ilâmının incelenmesinde, hükmün çocuk mahkûmiyeti olduğu ve 12.04.2017 tarihli ek karar ile uzlaşma sağlanması sebebiyle tüm sonuçları ile ortadan kaldırıldığının tespit edilmesi sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak katılan sanığa ait
adlî sicil kaydındaki Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/1284 Esas ve 2009/1006 Karar sayılı, 16.12.2009 kesinleşme tarihli, güncel adlî sicil kaydında henüz yerine getirmesi görünmeyen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas olduğu belirlenerek bu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması,
5) Katılan sanık ...'nin adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/489 Esas, 2014/227 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca katılan sanık ... için kurulacak hükümlerde tekerrür bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!