WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/13059 E.  ,  2024/3918 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/166 E., 2016/215 K.
KATILANLAR : ..., ..., ...
SUÇLAR : Mala zarar verme, hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanıklar hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'in karar tarihinden sonra 06.12.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1. ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanıkların katılanlar ... ve ...'nın yanına gelerek, ellerindeki silahtan sayılan aletlerle katılan ...'in üzerine yürümeleri üzerine katılan ...'in kaçtığı, peşinden gitmek isteyen katılan ...'nın ensesine sopa ile sanık ...'in vurduğu, peşine sanıkların araçlarına binip gidecekleri sırada hakaret ve tehdit ettiklerinin kabul edildiği olayda; katılan ...'nın kolluk huzurundaki ifadesinde sanık ...'in araç içerisinden "Sizi öldüreceğim" diye seslendiğini beyan etmesine rağmen mahkeme huzurundaki ifadesinde her iki sanığın da "Sizi öldürürüz." şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkemece beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, katılan ...'in kolluk huzurundaki beyanında bu tehdit eyleminden bahsetmediği hâlde mahkeme huzurunda her iki sanığın da giderken "sizi öldürürüz." şeklinde tehdit ettiklerini belirttiğinin anlaşılması karşısında, katılanların beyanları arasındaki çelişkinin giderilerek sanık ...'in hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin ve tehdit eylemini her iki sanığın birlikte gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi hâlinde ise sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/2-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken kasten yaralama ve hakaret suçlarında hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
4. Kabule göre de;
Sanık ...'in hakaret ve tehdit eylemini her iki katılana aynı anda gerçekleştirdiği gözetilerek, sanık hakkında tayin olunan cezanın TCK'nın 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, (sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.