WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/13043 E.  ,  2024/4605 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/72 E., 2016/412 K.
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1-Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2016 tarihli ve 2016/822 iddianame numaralı iddianamesi ile şikâyetçiye ait iş yerinde işçi olarak çalışan sanığın, şikâyetçinin iş yerinde bulunan ve şirketin ticari sır niteliğindeki üretim verilerinin bulunduğu makinenin verilerini geri döndürülemeyecek şekilde sildiği, bu nedenle iş yerinde üretimin durduğu ve ticari zarar ettiği gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle dava açılmış ve bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda yukarıda anılan seçimlik hareketlerden herhangi birinin gerçekleşmediği, eylemin kanunda tanımı yapılan mala zarar verme suçunun tipiklik unsuruna uymadığı, dolayısıyla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın BERAATİNE karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve soruşturma aşamasında şikâyetçiye yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılmakla birlikte; hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.