WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/10789 E.  ,  2023/4698 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/10 E., 2015/531 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2013 tarih ve 2013/5059 Soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında ikametinde giriş kısmında bulunan elektrik sayacından yaklaşık beş metre uzunluğunda elektrik kablosu ile kaçak elektrik kullanması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 58 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/10 Esas, 2015/531 Karar sayılı kararı ile sanığın karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin; temyiz iradesinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Müşteki kurum tarafından 22/07/2013 tarihinde düzenlenen tutanakta sanığın ikametinde elektriğin kesik, sayacın sökülmüş olduğu, apartman elektrik panosunun ana giriş sigortasından kablo ile pano dışında apartman girişinden ve daire kapısının altından sanığın ikametine elektrik aldığı, kullanılan elektriğin herhangi bir ölçü devresinden geçmediği husususun belirtildiği buna göre sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda sayaca girmeden harici hattan kullanılan elektriğin kaçak olduğu belirtilmiştir.
3.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Müşteki kurum zararının kovuşturma aşamasında 15.08.2014 tarihinde sanık tarafından karşılandığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın, kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmaması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığı ancak sanığın müşteki kurum zararını giderdiğinin anlaşıldığı; böylece soruşturma aşamasında kendisine ödeme ihtarı yapılmayan ancak kovuşturma aşamasında zararı gideren sanık hakkında kamu davası açılamayacağından 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümde açıklanan nedenle Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/10 Esas, 2015/531 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 168/5. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, hükme "karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne yerel Mahkemesince gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.