WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/10750 E.  ,  2023/4864 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/636 E., 2016/483 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.09.2015 tarihli ve 2015/524 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık hakkında haklarında beraat kararı verilen temyiz dışı sanıklar ile birlikte katılana ait tarladan kepçe ve kamyonla gelip toprak alması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 141/1 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/636 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi gereği verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.04.2021 tarihli uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiğinden bahisle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın hırsızlık kastı ile hareket etmemesi ve suçun manevi unsurunun oluşmaması nedeniyle sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, hırsızlık kastıyla hareket etmediği sabit olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın zilyetliğinde bulunan taşınmazdan sanık ... ve onun yönlendirmesi üzerine işçi olarak çalışan diğer sanıklar M. O, İ. M. ve V. K.'nın toprak aldıkları, yaklaşık 400 m2 alandan birden fazla kamyon kullanılmak suretiyle alınan toprağın sanık ...'ın işveren olduğu doğalgaz boruları döşeme şirketinde döşenen doğalgaz borularının kapatılması için kullanıldığı, moloz yığını ve asfalt artığı denilebilecek olan döküntü toprakla katılanın zilyedi olduğu taşınmazın ilgili bölümünün kapatılmaya çalışıldığı, ancak bu hâli ile katılanın zilyedi olduğu taşınmaza verilmiş olan zararın giderildiği sonucuna varılamayacağı, sanığın suça konu tarlanın karşısındaki yerden toprak alacakken karıştırdığı için bahsi geçen yerden toprak aldığına dair savunmasının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kabulüyle sanık hakkında atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiş olup, katılanın beyanları, temyiz dışı sanıkların ifadeleri, 29.06.2015 tarihli Olay, Yakalama ve Üst Arama Tutanağı, Keşif Zaptı ve keşiften sonra düzenlenmiş olan bilirkişi raporları, 29.06.2015 tarihli Görgü Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, hakkında beraat kararı verilmiş olan temyiz dışı sanıklar ile iştirâk hâlinde katılanın zilyetliğinde bulunan taşınmazdan toprak çaldığının iddia ve kabul edildiği somut olayda; doğalgaz alt yapı işi ile uğraşan sanığın ihtiyaç hâlinde toprak alındığını bildiği mevkiie gidip toprak almak istediğini, fakat katılana ait taşınmazda daha önceden toprak alındığına dair emareler bulunduğu için arazileri karıştırdığını ve suç işleme kastı bulunmadığını savunması, temyiz dışı sanıklar M.O, İ.M. ve V.K.'nın da aşamalarda aynı doğrultuda ifade vermeleri, katılanın zilyetliğinde bulunan taşınmazdan yaklaşık 2 yıldır toprak çalındığını beyan ederek kısmen sanık savunmasını doğrulaması, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın hırsızlık kastı ile hareket ettiğine dair savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a) 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, hakkında daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği hâlde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/636 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.