2. Ceza Dairesi 2021/10702 E. , 2023/4545 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/123 E., 2016/673 K.
...
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.01.2016 tarihli ve 2016/529 Esas numaralı iddianame ile; " sanıkların olay tarihinde gece saatlerinde şikâyetçiye ait iş yerine kilit kırmak suretiyle girerek hırsızlık yaptıkları" iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 116/4, 151/1, 53. ve 63. maddeleri gereğince hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/673 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 168/2, 62.; 116/1, 119/1-c, 62.; 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 9 ay, 2 yıl 6 ay ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ... ve ...'un temyiz istemi, "işlenen suçla alakalarının bulunmadığına, yalnızca olay mahallinde bulunduklarına, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ",
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, "sanığın bahse konu eylemi gerçekleştirmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğine",
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, "sanığın bahse konu eylemi gerçekleştirmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine",
Sanık ...'in temyiz istemi, "verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna"
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi "verilen kararın bozulması gerektiğine" ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların olay tarihinde gece saatlerinde şikâyetçiye ait iş yerine kilit kırmak suretiyle girerek çeşitli eşyaları çaldıkları, güvenlik kamerası kayıtlarına göre olayda kullanılan aracın tespit edildiği, araçtan hareketle sanık ...'ye ulaşıldığı, sanık ...'un olay günü babasına ait aracı ile diğer sanıklarla birlikte dolaştıklarını, aracı ...'in kullandığını, kendisinin arka koltukta oturduğunu, ...'in aracı olay mahalline sürdüğünü, olay sırasında kendisinin araçtan hiç inmediğini, eylemi arkadaşlarının gerçekleştirdiğini, kendisinin ilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanık ...'in de savunmasında eylemi ..., ... ve ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini beyan ve ikrar ettiğinin bu itibarla, tüm sanıkların bahse konu eylemi birlikte gerçekleştirdiklerinin, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında zararının giderildiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar ... ve ...üzerlerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, sanıklar ... ve ... üzerlerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, şikâyetçinin da aşamalarda ifadesinin alındığı tespit edilmiştir. 06.12.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, 08.12.2015 tarihli CD İnceleme Tutanağı, 09.12.2015 tarihli CD İzleme ve Tespit Tutanağı ve 15.04.2016 tarihli Bilirkişi Raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçu Yönünden;
Her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de; hırsızlık olayının meydana geldiği yerin güvenlik kamerası kayıtlarına göre olayda kullanılan 42 ... plakalı aracın tespit edildiği, araçtan hareketle sanık ...'ye ulaşıldığı, sanık ...'un savunmasında olay günü babasına ait aracı ile arkadaşları ..., ... ve ... ile birlikte dolaştıklarını, aracı ...'in kullandığını, kendisinin arka koltukta oturduğunu beyan ettiği, yine sanık ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde, kamera kayıtlarında araca malzeme taşıyan şahıs olarak gözüken kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği ve sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğu; ayrıca sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, netice olarak belirlenen ceza miktarının 3 yıl 9 ay hapis cezası olduğu, sanıklar hakkında aynı Kanun'un 50. maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamında erteleme müesseselerinin uygulanmasına sonuç ceza miktarı itibarıyla olanak bulunmadığı anlaşılmakla; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme; Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden;
Her ne kadar sanıklar ... ve ...üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de; hırsızlık olayının meydana geldiği yerin güvenlik kamerası kayıtlarına göre; olayda kullanılan 42 ... plakalı aracın tespit edildiği, araçtan hareketle sanık ...'ye ulaşıldığı, sanık ...'un savunmasında olay günü babasına ait aracı ile arkadaşları ..., ... ve ... ile birlikte dolaştıklarını, aracı ...'in kullandığını, kendisinin arka koltukta oturduğunu beyan ettiği, yine sanık ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde, kamera kayıtlarında araca malzeme taşıyan şahıs olarak gözüken kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği ve sanıkların üzerlerine atılı suçların sübut bulduğu; ayrıca sanık ... ve ...hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, netice olarak belirlenen ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olduğu, sanıklar hakkında aynı Kanun'un 50. maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamında erteleme müesseselerinin uygulanmasına sonuç ceza miktarı itibarıyla olanak bulunmadığı, mala zarar verme suçu bakımından ise, aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, aynı Kanun'un 50. maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesine yönelik olarak "sanığın sabıka kaydından anlaşılan suç işleme eğilimi nazara alındığında yeniden suç işlemeyeceği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmadığından" şeklinde ve yine 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamında erteleme müesseseleri yönünden; "sanığın sabıka kaydından anlaşılan suç işleme eğilimi nazara alındığında cezanın ertelenmesi veya hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmadığından..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklar ... ve ...'a yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve sanıklara yüklenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'a zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanarak sanıklar ... ve ... hakkında hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Şikâyetçinin 23.05.2016 tarihli celsede zararının tamamen giderildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. İddianamenin sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin yer almadığının anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...hakkında 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesi uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık ... hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığınn ihlâli suçlarından hüküm kurulurken, sanık isminin "..." yerine "..." olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
5- Sanıklar ... ve ...hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4.maddesi yerine aynı Kanun'un 116/1.maddesi olarak yanlış yazılması .
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/673 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme; Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden;
Sanıklar ... ve ... bakımından başkaca yönleri incelenmeyen Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/673 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafileri, sanıklar ..., ... ve ...'un temyiz istekleri yukarıda açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1 maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!