2. Ceza Dairesi 2021/10313 E. , 2023/3315 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/50 E., 2016/452 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... yönünden karar tarihinde Kocaeli 1. No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa hükmün 14.07.2016 tarihinde yüze karşı tefhim edildiği, ancak cezaevinde bulunan sanığa yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesinde belirtilen usule göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, sanığın 22.07.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, sanık ... yönünden de 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2016 tarihli ve 2016/231 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında, şikâyetçiye ait cep telefonunu konuşma bahanesi ile çalmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 168/1, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/50 Esas, 2016/452 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 168/2. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar dilekçelerinde sadece hükmü temyiz etmek istediklerini ifade etmişlerdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin, 10.10.2014 günü saat 18:00 civarında, yol üstünde bulunan tezgahta midye sattığı esnada yanına gelen sanık ...’ın, şikâyetçiden cep telefonunu kullanmak için istediği, şikâyetçinin telefonu sanık ...’a verdiği, sanığın bir süre konuştuktan sonra telefonu diğer sanık ...’a verdiği, sanık ...’ın telefon ile hızla uzaklaştığı, Ramazan'ın da kaçmaya başladığı, şikâyetçinin biraz ileride sanık ...’ı yakaladığı ve polise ihbarda bulunduğu, telefonun o esnada ele geçmediği, olaydan 4 gün sonra şikâyetçinin, sanık ...’ı yol üstünde kendisine ait telefon ile konuşurken görmesi üzerine, telefonu sanıktan rızası ile teslim aldığı ve devamında şikâyetçinin karakola gelerek zararının giderildiğini ifade ettiği, sanıkların ise aşamalarda ikrarda bulundukları, İlk Derece Mahkemesince, sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş, ancak;
1.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
2.Şikâyetçinin 14.10.2014 tarihinde karakola giderek zararının giderildiğini beyan ettiği, bu şekilde zararın iddianamenin kabul tarihi olan 22.01.2016 tarihinden önce soruşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uygulanarak 1/2 oranından fazla olacak şekilde indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 168/2. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/50 Esas, 2016/452 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!