2. Ceza Dairesi 2021/10169 E. , 2023/3527 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/161 E., 2016/495 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2016 tarihli ve 2016/292 Esas No'lu iddianamesi ile sanıklar hakkında, olay gecesi saat 04.00 sıralarında şikâyetçiye ait ... Cafe isimli iş yerinin camını kırarak içeriye girip, 1.000,00 TL para ve bir adet altın yüzük çalmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 116/4, 119/1-c, 151/1 ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2016/161 Esas, 2016/495 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/1, 116/4, 119/1-c, 151/1 ve 168/1 maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 6 ay hapis, 4 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanıklar ... ve ...'ın hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/1, 62, 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 11 ay hapis ve 3 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına; sanık ...'nin mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1 ve 168/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanıklar hakkında aynı gece 3 farklı yerde daha hırsızlık eylemine karıştıklarından bahisle kastın yoğunluğu gerekçe gösterilerek verilen cezalarda teşdit yapıldığı, kastın yoğunluğu hususunun her eylem için ve o eylem bakımından değerlendirilmesi gerektiğine, bu nedenle sanıklar hakkında hukuka aykırı gerekçeyle fazla ceza tayin edildiğine,
Sanık ...'ın temyiz isteği, hakkında verilen kararları temyiz etmek istediğine,
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, çalınan malın değerinin az olduğuna, müvekkilinin yargılama sürecinde mahkeme düzenine uygun davrandığı ve yargılamanın aydınlatılması için elinden geleni yaptığı halde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak bu hususun mahkemece göz ardı edildiğine, cezaların orantılılığı gereği hâkim cezanın miktarını belirlerken ve alt sınırından uzaklaşırken bu hususları gerekçelendirmesi gerektiğine, yargılama esnasında müvekkilinin askerlik sırasında sergilediği tutum ve davranışlarından ötürü askerlik ile ilgili problem yaşamasını sebep göstererek 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında rapor alınmasını talep ettikleri halde bu hususun reddedildiğine ve re'sen dikkate alınacak nedenlere,
Sanık ...'nin temyiz isteği, almış olduğu cezaları temyiz etmek istediğine,
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin beyanlarından da anlaşılacağı üzere diğer sanıklara iştirak etmediğine, hırsızlık suçunun oluştuğu zaman diliminde müvekkilinin suçu gerçekleştirdiğine dair bilince sahip olmadığının beyanlarından anlaşıldığına, bu nedenle eksik inceleme ile karar verildiğine, verilen kararın kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, kastın yoğunluğu göz önüne alınarak hukuka aykırı gerekçe ile fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen saptanacak nedenlere,
Sanık ...'ın temyiz isteği, almış olduğu cezaları temyiz etmek istediğine,
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkeme kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili aleyhine isnat edilen suçun kanunî tanımındaki unsurların oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin eksik uygulandığına, müvekkilinin suç işleme kastı bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına,
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların olay gecesi ilçe sınırları içerisinde üç ayrı iş yerinden hırsızlık yaptıktan sonra saat 04.00 sıralarında, sanık ...'in önünden geçtikleri ... Market isimli iş yerinin camını kırdığı, sanık ... ile Ömer'in iş yerine girdiği sırada...'in dışarıda önceki eylemlerden elde edilenlerle birlikte beklediği, iş yerinden 200,00 TL bozuk, 800,00 TL kağıt para, şikâyetçiye ait alyans ve kızına ait kumbarayı çalarak olay yerini terk ettikleri, sanıkların ertesi gün diğer eylemlerinden elde ettikleri eşyaları sattıktan sonra Malatya iline gittikleri ve burada yakalandıkları, sanık ... üzerine atılı suçlamaları kabul etmese de sanıkların aynı gece bütüncül bir olay örgüsü içerisinde toplamda dört ayrı iş yerinden hırsızlık yaptıkları sırada sanık ...'in kendileri ile beraber olması, görüntü kayıtlarına da yansıyan şekilde diğer sanıklar gibi kendisinin de tanınmamak için yüzünü kapatmak şeklinde tedbir alması, çalınan eşyaları taşıması ve diğer üç olayda da olduğu gibi olay anında olay yerini gören orta mesafeli bir yerde sanıkları beklemesi ve savcılık ifadesinde geçen “kapı camı kırılınca çok gürültü oluştu, şahısları uyarmak için marketin kapısına yaklaştığımda” şeklindeki ifadelerinden sanık ...'in de diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
Sanıklar Refik ve Ömer üzerilerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, sanık ... ise olaya karışmadığını belirtse de olay gecesi sanıklarla birlikte olduğunu ve olay yerine birlikte gittiklerini beyan ederek tevil yollu ikrarda bulunmuştur. 12.02.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, aynı tarihli Olay Yeri Görgü Ve Tespit Tutanağı, 13.02.2016 tarihli Tespit Tutanağı, aynı tarihli Görüntü İnceleme Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Dosya içerisinde mevcut güvenlik kamera görüntülerine ve 13.02.2016 tarihli Görüntü İnceleme Tutanağına göre, eylemi gerçekleştiren sanıkların yüzlerinin maske, kaşkol vb malzemeler ile kapatılmış olduğu, sanıkların tanınmamak için tedbir aldıkları anlaşıldığından haklarında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h-f yerine 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması, her iki bentte öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların ve müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hırsızlık suçundan kurulan hükümde; kanunun öngördüğü sınırlar arasında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu konudaki gerekçenin, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen, suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve failin güttüğü amaç ve saik göz önünde bulundurularak dosya içeriğine uygun olması gerekmektedir. Somut olayda, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde “sanıkların üzerilerine atılı suçları aynı gece karıştıkları 3 farklı hırsızlık sonrası işlemelerinden anlaşılan kastlarının yoğunluğu nedeni ile” şeklindeki yetersiz gerekçe ile teşdiden hükümler kurulmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/185 Esas, 2014/545 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetin, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın tekerrüre esas alınıp alınamayacağı ve ikinci kez mükerrerlik uygulamasına karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği zorunlu bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 2 ve 3 nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2016/161 Esas, 2016/495 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanıkların ve müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!