WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2021/10048 E.  ,  2023/3744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR SAYISI : 2015/181 E., 2016/55 K.
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜMLER :Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

1-SANIKLAR ..., ..., ... HAKKINDA MALA ZARAR VERME SUÇUNDAN KURULAN 10.02.2016 TARİHLİ EK KARARIN İNCELENMESİNDE;
Doğrudan tayin edilen adli para cezalarının miktarı itibarıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 14.04.2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin 10.02.2016 tarihli ek kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2. SANIK ... HAKKINDA KURULAN HÜKÜM YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE
Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2015 tarihli ve 2015/991 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, bina içerisinde bodrum katta bulunan kapının kilidini kırması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 151/1, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın eksik araştırma ile verildiği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, katılanın çelişkili ifade verdiği ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, verilen kararın hukuk ve yasalara aykırı olduğundan bozulmasını talep ettiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın suç tarihinde Dedaş görevlisi olarak çalıştıkları, katılanın yöneticisi olduğu apartmana elektrik sayaçlarını okumak için gittikleri, sanıkların sayaçların bulunduğu odanın ve sayaç panolarının kilitli olması nedeni ile oda kapısını ve sayaçların kilidini kırarak atılı suçu işledikleri Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Dosya içerisinde mevcut 26.03.2015 tarihli görgü tutanağına göre saatlerin bulunduğu bölümün kapısının kilit yerinin kırılmış olduğu, sayaç koruma kapaklarının çıkartılmış olduğunun tespit edildiği, polis memuru olan tanıklar H.B., E.B'nin ses üzerine alt kata indiklerinde kilidin kırılmış olduğunu gördüklerini, sanıklara sorduklarında mevzuat gereği böyle bir haklarının olduğunu belirttiklerini beyan etmeleri karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan hükümde bu yönden bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2.Mahkemenin kabulünde ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir. Ancak;
3.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, mala zarar verme suçu yönünden usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2012 kesinleşme tarihli, 2012/383 Esas sayılı ilamı ile kesin adli para cezasına hükmedildiğinden bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmeden ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli, 2015/181 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.