WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/872 E.  ,  2024/5409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, şikayetçinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, imzaya, borca ve fer'ilerine itirazı ile birlikte icra takibine dayanak bonoda düzenleyen veya avalist olarak gösterilmediğini ve imzasının bulunmadığını ileri sürerek borçlu sıfatı bulunmadığı halde 13.07.2021 tarihli takip talebi ile hakkında başlatılan takibin iptalini istediği, mahkemece, ödeme emrinde şikayetçinin bonoyu düzenleyenin mirasçısı olduğunun belirtildiği, borca itirazını ispatlayamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği, karara karşı şikayetçi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin borçluluk sıfatının muristen kaynaklı olduğu ve bu durumun şikayetçi tarafından bilindiği, iptali istenen takip talebine dayalı herhangi bir ödeme emri çıkarılmadığı, düzeltilmiş yeni takip talebine dayalı ödeme emri çıkarıldığı, ilk takip talebindeki eksikliklerin yeni takip talebi ile giderildiği, şikayete konu ilk takip talebinin hükmü kalmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi yönünde hüküm kurulduğu, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Medeni Kanun'un 50. maddesine göre; "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." Bu hüküm icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup, taraf ehliyeti icra takibinde kendini takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak göstermektedir. HMK'nın 115. maddesine göre taraf ehliyeti dava (takip) şartı olduğundan taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tabi olmadan icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürebilirler. Bu husus mahkemece kendiliğinden araştırılır. Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir. Ancak; tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu HMK'nın 124. maddesi kapsamında iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamıştır.
İİK'nın 16. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden ESAS NO : 2024/872

veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Şikayet, İcra ve İflas Hukukunda düzenlenmiş, kendisine özgü hukuki bir çaredir. Şikayet kendisine özgü bir yol olup bir dava ve gerçek anlamda bir kanun yolu değildir. Şikayet, icra takibinin taraflarına veya hukuki yararı bulunan diğer kişilere tanınmış ve bu yolla icra ve iflas dairelerinin (veya diğer icra organlarının) kanuna veya olaya uygun olmayan işlemlerinin iptalini veya düzeltilmesini ya da yapmadıkları veya geciktirdikleri işlemlerin yapılmasını sağlayan hukuki bir çaredir (Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özkan, M.S./Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, 11. Bası, Ankara, 2013, s. 125 vd.).
Şikayet hakkının ileri sürülebilmesi için şikayet ehliyeti ve hukuki yararın bulunması gerekmektedir. Hukuki yarar, şikayet talebi üzerine resen gözetilmekle üçüncü kişiler şikayette bulunmakta hukuki yararının bulunduğunu ispatlamalıdırlar.
Şikayette bulunan kişinin icra dairesinin işlemini iptal ettirmekte veya düzelttirmekte hukuki yararı vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya o kişinin kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararına bulunması gerekir (Kuru, s. 106).
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 2. fıkrasında; borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri; bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerlerinin takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Takip talepnamesine ilişkin ayrıntılı düzenleme İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 20. maddesinde yer almaktadır. Takip talebi örneği de “Örnek I” olarak Yönetmelik ekinde form halinde gösterilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, takip talebi icra dosyasının ilk tutanağıdır ve takip talebini alan icra müdürü talepname içeriğine, dayanağına ve yasaya uygun biçimde yapacağı bir değerlendirme üzerine bir ödeme ya da icra emri düzenler.
Somut olayda; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin alacaklı ciranta Sena Nur Sarıkaya tarafından şikayetçi ... ile dava dışı Ece İyigün hakkında başlatıldığı, takibe dayanak bononun incelenmesinde düzenleyenin muris Servet İyigün olduğu ve takipten önce 12.03.2021 tarihinde öldüğü, şikayete konu 13.07.2021 tarihli ilk takip talebinde şikayetçi ... ile dava dışı Ece İyigün’ün bonoyu düzenleyen muris Servet İyigün’ün mirasçıları oldukları belirtilmeden şahsen borçlu olarak gösterildiği, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin aksine, takip dosyası kapsamından bu takip talebine ilişkin ödeme emrinin düzenlenmediği, alacaklının icra müdürlüğüne başvurarak şikayetçinin muris Servet İyigün’ün mirasçısı olduğunu belirtir şekilde düzenlenmiş 06.08.2021 tarihli ikinci takip talebini sunduğu ve bu takip talebine dayalı olarak düzenlenen ödeme emrinin şikayetçiye işbu şikayet tarihinde sonra 14.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasında, şikayetçi hakkında hali hazırda düzenlenmiş iki ayrı takip talebi bulunmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk takip talebindeki eksikliklerin yeni takip talebi ile giderildiğinden bahisle şikayete konu ilk takip talebinin hükmü kalmadığı gerekçesinin aksine, şikayete konu ilk takip iptal edilmediği sürece ayakta ve geçerlidir. Dolayısıyla şikayetçinin takibe dayanak bonoda isim ve imzası bulunmadığı halde şahsen borçlu sıfatı ile gösterildiği takip talebinin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, şikayete konu takip talebi hakkında inceleme ESAS NO : 2024/872

yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 12.10.2023 tarih ve 2022/1584 E. - 2023/2237 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.