12. Hukuk Dairesi 2024/809 E. , 2024/4250 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI/BORÇLU : ... Lojistik Tar. San. ve Tic. A.Ş.
DAVALI/ALACAKLI : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; icra dosyasında bulunan teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle dosya borcunun itfa edilmesine rağmen icra müdürlüğünün 17.03.2016 tarihli kararı ile bakiye dosya borcu çıkarılarak borçlunun mallarına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, icra müdürlüğünce belirlenen bakiye tutarın borçlu tarafından yatırılması sonucunda hacizlerin kaldırıldığını ancak bu kez de alacaklının talebi üzerine, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.11.2013 tarih ve 2010/589 E. - 2013/352 K. sayılı itirazın iptali ilamı ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17.12.2015 tarih ve 2015/4736 E. - 2015/17171 K. sayılı bozma kararına aykırı olacak şekilde % 5 cezai şart uygulanarak 905.181,00 TL bakiye borç çıkarılması suretiyle borçlunun mallarına yeniden haciz uygulandığını ileri sürerek bakiye dosya hesabının iptali ile hacizlerin kaldırılmasını ve alacaklının % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkemece verilen önceki kararların Dairemizce bozulması üzerine verilen son kararla, şikayetin kabulü ile 16.3.2016 tarihi itibariyle takip dosyasında bakiye borç olmayıp borçlu tarafından yapılan 168.246,19 TL fazla ödeme olduğunun tespitine, işbu şikayet tarihinden sonra takip dosyasında asıl alacak, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı yönünden gerçekleşen değişiklikler nedeniyle toplam dosya borcunun yeniden hesaplanması gerekmekle, hacizlerin kaldırılması talebinin bu aşamada reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; dört seçenekli bir hesaplamaya yer verildiği, bunlardan birinci seçenekte yer alan hesaplamanın bankaların birer yıllık devreler halinde fiilen uyguladıkları değişen faiz oranları üzerinden yapıldığı ve buna göre 18.3.2016 tarihi itibariyle bakiye dosya borcu bulunmadığının, aksine borçlu tarafından yapılan 168.246,19 TL fazla ödeme olduğunun mütalaa edildiği, üçüncü seçenekte bulunan hesaplamanın ise % 23 işleyecek faiz oranı üzerinden yapıldığı ve buna göre de 18.3.2016 tarihi itibariyle 1.800,62 TL bakiye dosya borcu bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece raporun birinci seçeneği benimsenmek suretiyle sonuca gidildiği görülmüştür.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, takip talebinde istenen faiz oranının türünün belirtilmesi ya da istenen faiz oranının o tarihte uygulanan yasal veya ticari faiz oranlarından birine denk gelmesi durumunda o cins faiz oranının istendiğinin kabulü gerekeceğinden ödeme emrine yasal sürede itiraz edilmemiş olsa dahi faizin, istenen faiz türüne göre ve değişen oranlarda hesaplanması gerekir. Ancak, takipte talep edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşen işleyecek faizin türünün gösterilmemesi ve oranının yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmemesi halinde aynı sonuca varılamaz.
Bu duruma göre; somut uyuşmazlıkta takip sonrasında çeşitli alacak kalemleri için istenen yıllık % 23’ten az olmamak üzere artan oranlarda mevduat faiz oranının, takip tarihinde geçerli olan ticari veya yasal faiz oranına denk gelmediği ve bu oranların oldukça üzerinde olduğu görüldüğünden alacaklının talebinin ticari faiz olduğu sonucuna varılamaz. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olduğu da dikkate alınarak, borçlunun yasal sürede icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesindeki itirazının faize itiraz şeklinde olduğu ve itirazın iptali ilamında da istemin kısmen kabul kısmen reddi ile itirazın 264.586,54 TL üzerinden iptaline ve takibin devamına karar verildiği anlaşılmakla, takipte işleyecek faizin % 23’ten az olmamak üzere değişen oranlarda olacağı hususunun kesinleştiğinin kabulü gerekir.
O halde mahkemece; işleyecek faizin en az % 23 oranında kesinleştiği nazara alınarak, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle % 23 oranının altına düşmemek kaydıyla artan oranlarda mevduat faizi oranları esas alınarak hesaplama yaptırılması gerekirken, bilirkişi raporunun somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen hesaplama kısmı esas alınarak karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366 ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!