12. Hukuk Dairesi 2024/700 E. , 2024/5903 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : 3. Kişi : ... Hayvancılık Nakliye Tarım Turizm Gıda İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Borçlu : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalar, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davalı 3.kişi şirketin merkez adresindeki tabelada ... isminin yazıyor olması, davalı 3.kişi şirketin kurucu ortakları arasında ...’in yer alması, davalı 3.kişi şirketin hali hazırdaki yetkilisi olan ... ile ...‘ın kardeş olması, iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olması, borçlu şirketin hali hazırdaki yetkilisi ...’ün davalı 3. kişi şirket bünyesinde 2012 yılı mart ayı ilâ 2014 yılı Kasım ayları arasında sigortalı olarak çalışması, ...'in davalı 3.kişi şirketten yetkisini devrettikten sonra 10/02/2012 tarihinde, aynı şirket bünyesinde sigortalı çalışan olarak işe başlaması, her ne kadar ödeme emrinde ve takip talebinde borcun sebebi olarak 27/12/2020 tarihli cari hesap ekstresi gösterilmiş ise de, borcun 12 adet faturaya dayalı olduğu ve bu faturaların 17/12/2020 ve önceki döneme ait olması, dolayısıyla borç kaynağı fatura tarihleri itibariyle borçlu şirketin yetkilisinin ... olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, borçlu şirket ile davalı 3.kişi şirket arasında danışıklı işlemler tesis edildiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı 3.kişi istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu ile üçüncü kişi şirket ortaklarının yakın akraba (kardeş) oldukları, ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu şirketin kurucu ortak ve yetkilisi olan ...'in davalı 3.kişi şirketteki hissesini 08/02/2012 tarihinde devrettikten iki gün sonra 10/02/2012 tarihinde aynı şirket bünyesinde sigortalı çalışan olarak işe başladığı, ...'in 21/07/2014 tarihinde davalı 3.kişi şirketten işten ayrıldıktan bir gün sonra 22/07/2014 tarihinde borçlu şirketi kurduğu, iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, borçlu şirketin hali hazırdaki yetkilisi ...'ün davalı 3. kişi şirket bünyesinde 2012 yılının Mart ayı ile 2014 yılı Kasım ayları arasında sigortalı olarak çalıştığı, davalı 3.kişi şirketin merkez adresindeki tabelada ... isminin yazılı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde borçlu ile üçüncü kişi arasında danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl ve birleşen 2021/168 Esas sayılı dosyaların temyiz incelenmesinde;
02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na, 01.01.2023 tarihinden itibaren de iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na çıkarılmıştır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre birleşen davada mahcuzların değerinin 37.815 TL; asıl davada ise ihale satış bedeli ve bilirkişi raporu nazara alındığından 75.542 TL olduğu ve ayrı ayrı asıl ve birleşen davanın yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleşen dava açısından temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
2-Birleşen 2021/227 Esas sayılı davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu haciz, davalı 3.kişinin ticaret sicil adresinde yapılmış olup ödeme emri borçluya haciz adresinde tebliğ edilmemiş, haciz mahallinde borçlu hazır bulunmamış, borçlu adına evrak ele geçirilmemiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu ile 3.kişi şirket aynı adreste faaliyet göstermemiştir. Buna göre, mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davalı 3.kişi şirket borcun doğumundan çok önce 2010 yılında kurulmuş, kurucu ortaklar ... ve ... ... iken 25.8.2014 tarihi itibari ile tek ortağın ... ... olduğu görülmüştür. Borçlu şirketin ise tek ortağı ... iken 25.12.2020 tarihinde ...’in hisselerini ...’ e devrettiği görülmüştür. Borçlu şirketin eski ortağı ...’in, 10.2.2012- 21.7.2014 tarihleri arasında davalı 3. kişi şirket bünyesinde sigortalı olarak çalışmış olması, yine borçlu şirket ortağı ...’ün 2012 yılın Mart ayı ilâ 2014 yılı Kasım ayları arasında 3.kişi şirkette sigortalı olarak çalışması, anılan şahsın 3.kişi şirketten ayrıldıktan sonra 12.11.2017 tarihine kadar farklı şirketlerde çalışmaya devam etmesi, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dayanak 27/12/2020 tarihli cari hesap ekstresi ve Fethiye 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/138 Değişik İş, 2020/133 Karar sayılı ihtiyati haciz kararında yer verilen 2020 yılına ait faturalar olması dikkate alındığında ortaklık bağlarının ve sigortalı çalışmaların borcun doğumundan çok öncesinde yapıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, 04.02.2021 tarihli hacizde, haciz yapılan deponun kapısında bulunan tabelada ... ...- ... isimleri yazılı ise de davalı tarafın, tabelanın en az 8-9 yıl önce yapıldığı, o sırada ...'in 3.kişi şirkette sigortalı olarak çalıştığı, çiftçilerin kolay ulaşabilmesi amacıyla o şube ile ilgilenen çalışanların isimlerinin ve telefon numaralarının tabelada yazılması uygulamasının olduğunu iddia etmiş olup yargılama sırasında dinlenen tanıkların bu iddiaları destekler nitelikte beyanda bulunduğu anlaşıldığından belirtilen hususların üçüncü kişi lehine olan karinenin aksini ispata yeterli görülmemiştir.
SONUÇ : Davalı 3.kişinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 05.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!