WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/511 E.  ,  2024/1405 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi ...’nun icra mahkemesine başvurusunda; ihalesi yapılan taşınmaz hakkında lehine gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi bulunduğunu ve bu sözleşmeye dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasının İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 E. sayılı dosyasında derdest olup taşınmazın tapu kaydına 24.12.2021 tarihinde “davalıdır” ibaresinin şerhedildiğini, kendisine satış ilanının tebliğ edilmediğini ve sair fesih iddialarını ileri sürerek tapunun 13880 parselinde kayıtlı 29 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, tapu siciline tescil edilmemiş sınırlı ayni hak sahiplerinin İİK’nın 134. maddesinde sayılan ilgililerden olmadığı belirtildikten sonra, nispi harcın yarısı ile teminatın yatırılması için verilen kesin sürede eksikliklerin ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine hükmedildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacı 3. kişi tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Dosyada öncelikli sorun; İİK'nın 7343 sayılı Kanun ile değişik 134. maddesindeki istisna tutulan taraflar dışında yatırılması gereken nispi harç ve teminatın niteliği ve buna bağlı olarak HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartı olup olmadığı ve nispi harç ile teminatın tamamlatılma usulüdür.
İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İİK'na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanun’un 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İhalenin feshi davaları, daha önceden başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İİK'nın 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun’un 27/4. maddesi ile ihalenin feshi davasını “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır.
Ayrıca ihalenin feshi talebinde, 7343 sayılı Kanun’un 27/5. maddesi ile davayı “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde bu kişiler teminat yatırmakla yükümlü kılınmıştır.

Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harçtan muaf olanlar dışındaki davacının harç yatırması zorunluluğu, HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir.
Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir.
492 sayılı Kanun’un "Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi" başlıklı 30. maddesi "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409'uncu (HMK md. 150) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükmünü içermektedir.
HMK'ya göre bir şartın tamamlatılması, mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür.
Verilecek süre yasal düzenlemeye uygun değil ise hukuki sonuç doğurmaz.
İİK'nın 7343 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile değişik 134. maddesi bu yasal düzenlemelere göre değerlendirildiğinde;
Yukarıda da açıklandığı üzere dava açılırken alınması gereken harç dava harcı olup, Harçlar Kanunu’na göre dava açılırken alınır.
Noksan yatırılmış ise Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde belirtilen usul ile tamamlatılır. Harç tamamlanmaz ise yaptırımı da yine aynı maddede düzenlenmiştir.
% 5 teminat ise yine harç gibi dava açılırken yatırılmalıdır.
Teminat, HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartıdır. Dava açılırken yatırılmayan teminatın tamamlanması için (harcı tamamlanmayan davaya devam edilemeyeceğinden) öncelikle harç tamamlatılmalı, sonra teminatın yatırılması için davacıya HMK'nın 115. maddesinde belirtilen dava şartlarının tamamlatılmasına ilişkin usule göre süre verilmelidir.
Harcın yatırılmamasının yaptırımı, "...davanın açılmamış sayılması," harç yatırılmakla birlikte teminatın yatırılmamasının yaptırımı ise "...davanın dava şartı noksanlığından usulden reddidir."
Açılmamış sayılma ve usulden ret kararlarının hukuki sonuçlarının farklı olduğu ise izahtan varestedir.
Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince de tespit edildiği üzere, davacının, taşınmazda lehine gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılan kişi olup, İİK'nın değişik 134. maddesindeki satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerden olduğu ve davanın nispi harca ve teminata tabi bulunduğu tartışmasız ise de; İlk Derece Mahkemesinin harç yatırılmasına ilişkin "... nispi harcın yarısı 49.866,30 TL ve ihale bedelinin % 5’ine tekabül eden 73.000,00 TL teminatı yatırması için iki haftalık kesin süre verilmesine, yatırılmaması halinde açılan davanın HMK 114/1-ğ ve 114/2 maddeleri gereği usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)" şeklindeki ara kararı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesine uygun değildir.
Yukarıda da belirtildiği üzere yasaya uygun olmayan ara karar hukuki sonuç doğurmaz.
Mahkemece davacıya Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde nispi harcın yarısının yatırılması için “gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına” şeklinde ara karar oluşturulması ve akabinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerekirken nispi harç yatırılmamasını HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartı olarak niteleyerek sonuca gidilmesi ve bunun Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenmesi hatalıdır.

O halde; İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş öncelikle davacıya nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve harç yatırılırsa akabinde teminatı yatırtıp sonuca gitmek olup, davacının, harç ve teminata ilişkin ihtarın vekil yerine asile yapılması gerektiğine dair temyiz istemi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda yazılı nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 10.11.2023 tarih ve 2023/3157 E. - 2023/3255 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 28.4.2023 tarih ve 2022/533 E. - 2023/302 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

'in Karşı Oy Yazısı :

İcra İflas Kanununda şikayet ve şartları başlığı altında yer alan, şikayetin yargılama usullerine dair 18. maddesinde İcra Mahkemesine arz edilen hususların ivedi işlerden sayıldığı belirtilerek 3. fıkrada Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesinin icra davasının açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder, duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir … açık hükmü yer almaktadır.
İhalenin feshi istemi İcra Müdürünün yaptığı ihale işlemine yönelik şikayet olup, dava prosedürüne değil İcra İflas Kanunundaki şikayet prosedürüne tabiidir. İcra İflas Kanununda şikayet yargılama usulü açıkça düzenlendiğinden HMK’da yer verilen dava şartı tamamlanması, müracaata bırakma, yenileme vs. müesseselerin uygulanması söz konusu olamaz. Kaldı ki, yasal düzenlemenin amacı da zaten ivedi olması gereken icra yargılamasının ihalenin feshi davalarında daha da ivedileştirilmesi, ihalenin kesinleşmesinin gereksiz önüne geçilmesini, engellemektir.
Bu durumda ihalenin feshini isteyen 3. kişiye nisbi harcın yarısını ve teminatı yatırması için süre verilmesi, yatırılmadığı takdirde istemin usulden reddi kararı verilmesi görüşünde olduğumdan kararın farklı gerekçe ile bozulması görüşüne katılmıyorum.15.02.2024