WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/504 E.  ,  2024/2414 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davacı/borçlu şirket vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, şikayet ve borca itirazla takibin iptali ile alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin ve itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan karara yönelik olarak borçlu tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine ise Dairemiz tarafından; 11.05.2023 tarih, 2022/10520 E. - 2023/3303 K. sayılı ilamı ile takibin iptali gerektiği belirtilerek ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek, şikayetin kabulü ile takibin şikayetçi yönünden iptaline ve şikayetçi tarafın tazminat talebinin reddine hükmedildiği görülmektedir.
Kararı bozulan mahkemenin bozma sonrası yapacağı işlemler 6100 sayılı HMK. nın 373. maddesinde emredici şekilde belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK. nın 373. maddesindeki usulün dayanağı tarafların Anayasal hukuki dinlenilme hakkının sağlanmasıdır.
Bozma kararı üzerine Mahkemece;
1-Dosya yeniden esasa kaydedilmeli,
2-Tensiben yeni duruşma günü belirlenmeli,
3-Bozma kararı dosyada mevcut gider avansı kullanılarak taraflara tebliğe çıkarılmalı,
4-Duruşmada bozma ilamı okunmalı,
5-Hazır tarafa/taraflara bozmaya karşı diyecekleri sorulmalı,
6-Bozmaya uyulup, uyulmadığına ilişkin ara kararı oluşturularak yargılamaya devam edilip, bozmaya uyulursa bozma kararı gereği yerine getirilmelidir.
Bozma kararındaki kamu düzenini ilgilendirmeyen hususlarda tarafların tamamının bozma kararına uyulmasını talep etmeleri halinde direnme kararı verilemeyeceği gözden kaçırılmamalıdır.

Bilindiği üzere; Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Mahkeme bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmuş olur.
Somut uyuşmazlığa ait Dairemizin bahse konu Bozma ilamında ‘..itiraza konu icra takibinin dayanağı olan senedin vade tarihinin 31.5.2021, takip tarihinin 15.6.2021 olduğu ve şikayetçi borçlu tarafından senet bedeli olan 1.000.000,00 TL’nin, takip tarihinden önce, 02.6.2021 tarihinde, mahkemece tevdii mahalli olarak belirlenen banka hesabına yatırıldığı..’ ifade olunmuştur. Ayrıca ‘..tevdii mahalline yapılan ödeme ile borçlunun borçtan kurtulduğunun kabulü gerekeceği..’ de belirtilmek suretiyle, anılan tevdii mahalline takip tarihinden önce yapılan ödeme dikkate alınarak borçlu aleyhine başlatılmış olan takibin iptali gerekeceği açıklanmıştır. Her ne kadar bozma kararında "takibin iptali gerekirken" ibaresi yazılmış ise de ödeme nedeniyle İİK'nın 169/a maddesi uyarınca takibin durdurulması söz konusu olduğundan takibin durdurulması yerine sehven takibin iptali yazılması maddi hataya dayalı olup bozma kararının bu şekilde anlaşılması gerekir.
6100 sayılı HMK.'nun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan, takip tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 169/a-6. maddesinde; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, borçlunun isteği üzerine kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunması koşuluyla alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edileceği de hükme bağlanmıştır.
Buna göre, somut olayda; alacaklı, mahkemece belirlenen tevdii mahalline borçlu tarafından takip tarihinden önce ödeme yapılıp yapılmadığını bilebilecek durumdadır. Bu durumda, alacaklı ağır kusurlu kabul edilir. Ayrıca borçlunun şikâyet dilekçesinde lehine tazminat talebinde bulunduğu da açık olup, esasa yönelik inceleme ve değerlendirme yapan mahkemece; takibin iptali ile birlikte alacaklının ayrıca tazminat ile de sorumlu tutulması gerekmektedir.
O halde, takibin durdurulması ve İİK'nun 169/a-6. maddesi uyarınca borçlu lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, ilk derece mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda yazılı nedenlerle, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.11.2023 tarih ve 2023/572 E. 2023/634 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.03.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.