WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/463 E.  ,  2024/1901 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Asıl borçlu ... Hazır Beton ... Ltd. Şti. ile ipotekli taşınmaz maliklerinden ...'ın icra mahkemesine başvurularında, yedi adet taşınmaz ihalesinin feshini istedikleri, İlk Derece Mahkemesince, 7 parsel 24 nolu bağımsız bölüm yönünden katılım olmaması nedeniyle satış düşürüldüğünden karar verilmesine yer olmadığına, 119 ada 3 parsel yönünden şikayetin feragat nedeniyle reddine, diğer beş adet taşınmaz yönünden ihalenin feshi isteminin reddi ile %10 oranında para cezasına hükmedildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İhale tarihinde yürürlükte olan İİK'nın 134. maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı fıkrada ayrıca "… talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, Diyarbakır 9. İcra Müdürlüğünün 2019/68910 Esas sayılı icra takip dosyasında alacaklı banka tarafından, kredi sözleşmesinin asıl borçlu ... Hazır Beton ... Ltd. Şti. ile ipotekli taşınmazların malikleri ..., ... ..., ... ... ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığı, ihalenin feshi istemine konu taşınmazlardan 115 ada 58 parseldeki 14, 26 ve 41 nolu bağımsız bölümün malikinin ... ...; 118 ada 13 parseldeki 29 nolu bağımsız bölümün malikinin ise ... olduğu görülmektedir.
İpotekli taşınmaz maliklerinin kendi taşınmazları için ihalenin feshi talebinde bulunabileceği dikkate alındığında, şikayetçi ...’ın maliki olmadığı 115 ada 58 parseldeki 14, 26 ve 41 nolu bağımsız bölümler ile 118 ada 13 parseldeki 29 nolu bağımsız bölüm hakkında ihalenin feshi isteminde aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının kabulü gerekir.
O halde, şikayetçi ... yönünden, 115 ada 58 parseldeki 14, 26 ve 41 nolu bağımsız bölümler ile 118 ada 13 parseldeki 29 nolu bağımsız bölüm hakkında ihalenin feshi isteminin, aktif husumet yokluğundan reddi ile para cezasına yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer taraftan, 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile İcra ve İflas Kanununa eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası gereğince uygulanması gereken aynı Kanunla değişik İİK’nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 3. bendi uyarınca; icra mahkemesi işin esasına girerek talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder.
İlk Derece Mahkemesince, şikayetçi borçlu şirket yönünden beş adet taşınmaz; şikayetçi ... yönünden ise 113 ada 66 parseldeki 10 nolu bağımsız bölüm yönünden, şikayetin esastan reddine ve şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesi yerinde ise de; ileri sürülen fesih gerekçelerine göre şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı anlaşılmakla, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alınarak, İlk Derece Mahkemesince, şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince tespit edilecek oran üzerinden hükmedilmesi gerekirken, %10 üzerinden karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :
Yukarıda yazılı nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 02.11.2023 tarih ve 2023/2418 E. 2023/1925 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesinin 12.05.2023 tarih ve 2023/87 E. 2023/171 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı;

Şikayetçi ... takip talebinde ipotek veren üçüncü kişi konumunda olup, ipotek verdiği bölüm dışında diğer ipotek veren borçlulara ait taşınmaz ihalelerin feshini şikayet yolu ile talep etme hakkını haizdir. Bu nedenle 115 ada 58 parseldeki 14, 26 ve 41 nolu bağımsız bölümlerle 118 ada 13 parseldeki 29 nolu bağımsız bölümler hakkındaki ihalenin feshi isteminin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ihalenin feshi istemin aktif husumet yokluğundan reddi ile para cezasına hükmedilmesine yer olmadığı kararı isabetsizdir.

Şikayetçi ipotek veren, diğer ipotek verenlerle birlikte taşınmazın "aynı" ile müteselsilen sorumlu olduğundan, maliki olmadığı ipotekli taşınmazın gerçek değerinde satılmasında hukuki yararı bulunmakta olup bu ihale bedeline göre ya borç kesinleşip kendi taşınmazının satılmasına gerek kalmayacak ya da taşınmazının satışı halinde ipotek bedeli karşılandıktan sonra kendisine daha fazla ihale bedeli kalacaktır. Öte yandan ipotek veren üçüncü kişi takibin borçlu tarafında yer almakta olup, kredi borçlusu ile zorunlu takip arkadaşı konumundadır. Bu nedenlerle takibe konu ipotekli tüm taşınmazlar hakkında taşınmaz kendi mülkiyetinde olsun olmasın ihalenin feshi davası açma hakkına sahiptir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle çoğunluğun ipotek veren ... yönünden, maliki olmadığı taşınmazlar için ihalenin feshi isteminin esasının incelenmesi gerekirken aktif husumet yokluğundan reddi yönündeki çoğunluğun bozma görüşüne katılamıyorum. 28.02.2024