WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/456 E.  ,  2024/2545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde, borçluların, alacaklı tarafından aynı alacağın tahsili için daha önce bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipler yapıldığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle İcra Mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.02.2022 tarihli, 2021/10827 E.-2022/1686 K. sayılı ilamı ile alacaklının cevap dilekçesi içeriğinden takiplerin aynı alacak için başlatıldığının anlaşılması nedeniyle borçlular hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, İlk Derece mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde bozma gerekçesi benimsenerek şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, mahkemenin 08.11.2022 tarihli kararı ile “...istinaf başvuru dilekçesinin on günlük yasal süre geçirildikten sonra verildiği” gerekçesi ile “istinaf dilekçesinin” reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 364. maddesinde; “Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen .... nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmüne, yine aynı Kanun'un 366/1. maddesinde de “İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na göre yapılır ve onbeş gün içinde karara bağlanır.” hükmüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/1. maddesinde de, “Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, icra yargılamasında temyiz yoluna başvurma ve incelemesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre yapılacağı, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulacağı şüphesizdir.

Bununla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi, “Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.” hükmünü, 373/4. maddesi de “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.
Görüldüğü üzere söz konusu hükümler, Yargıtay ilgili dairesince verilen tamamen veya kısmen bozma kararının, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddi kararının kaldırılarak, gerekli yargılamayı yapmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderileceğini ve İlk Derece Mahkemesince de bozma kararına uyulması doğrultusunda verilecek kararın ise temyiz kanun yoluna tabi olacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Dairemizce; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararının kaldırılarak, İcra Mahkemesi kararının kısmen veya tamamen bozulması üzerine, bozma kararına uyulması doğrultusunda İcra Mahkemesince verilecek kararın temyize tabi olacağı ve temyiz süresinin de icra mahkemesi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olacağı şüphesizdir. Aksine bir mevzuat hükmü de mevcut değildir.
Somut olayda; İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin esas hakkındaki kararının alacaklı vekiline 08.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından 14.10.2022 tarihli dilekçe ile karara karşı temyiz başvurusunda bulunulduğu, dolayısıyla temyiz başvurusunun süresi içerisinde yapılmış olduğu anlaşılmakla, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli, 2022/427 E.-2022/663 K. sayılı ek kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 27/09/2022 tarihli, 2022/427 E.-2022/663 K. sayılı asıl kararının temyiz incelemesine geçildi:
Yukarıda belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli, 2020/263 E.-2020/384 K. sayılı kararı, Dairemizin 14.02.2022 tarihli, 2021/10827 E.-2022/1686 K. sayılı ilamı ile bozulduğundan, bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesinin bozma sonrası verdiği karar HMK’nın 373/4. maddesinin emredici hükmü uyarınca "istinafa" değil, "temyiz" kanun yoluna tabi olup, mahkemece kararda istinaf kanun yolunun işaret edilmesi isabetsiz ise de sonuca etkili görülmemiştir.
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.