WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/344 E.  ,  2024/5479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı banka vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte şikayetçi/borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair şikayet nedenlerinin yanı sıra hesap kat ihtarnamesi ve icra emri tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetçinin usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile şikayetçi/borçluya icra emrinin tebliğ tarihinin 28.05.2019 öğrenme tarihi olarak belirlenmesine ve şikayetçinin icra emrinin iptali talebine ilişkin şikayetinin kabulü ile şikayetçi/borçluya gönderilen icra emrinin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın davalı/alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK'nun 150/ı maddesinde; "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrınakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir..." hükmüne yer verilmiştir.
İİK'nın 68/b maddesinde ise; "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede

gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere, şikâyetçi/borçluya, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, takip borçlusuna, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir. Sözleşmede ya da ipotek akit tablosunda gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bu şekilde bildirilmediği durumlarda, hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda, şikayetçi/borçlunun; takibe konu kredi sözleşmesinde (ekinde bulunan kefaletnamede) ve ipotek akit tablosunda yer alan "... Mah. Vefa Poyraz Cad. No:5 D: 2 Şişli/İstanbul" adresine şikayete konu Üsküdar 5. Noterliği'nin 11.03.2019 tarih, 10812 yevmiye nolu hesap kat ihtarının, 13.03.2019 tarihinde, ‘Muhatabın şirket yetkilisinin ofis dışında olduğunu beyan eden aynı adreste daimi çalışanı ... imzasına tebliğ edilmiştir” şerhi ile tebliğ edildiği görülmektedir. Muhatap şikayetçi/borçlunun adres değişikliğine ilişkin beyanının bulunmadığı anlaşılmakla, İİK’nın 68/b maddesi uyarınca muhatap şikayetçi/borçluya çıkarılan hesap kat ihtarının adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağından, anılan hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve buna bağlı olarak takip şartının da gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Dolayısı ile anılan hesap kat ihtarının usulsüz tebliği edildiği ve şikayetçi/borçlu aleyhine ipoteğe dayalı ilamlı takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibe konu icra emrinin iptali yerinde değildir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun gerçek kişilere işyerinde tebliğe ilişkin 17. maddesinde, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü düzenlenmiştir. Ve ayrıca aynı Kanunun 10. maddesinde de, "Tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla, her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Hükmü yer almaktadır.
Buna göre; somut olayda, şikayetçi/borçlu adına “muhatabın iş takibinde olduğunu beyan eden, birlikte ve daimi çalışan ehil ve yetkili ... imzasına tebliğ edilmiştir.” şerhi ile 24.05.2019 tarihinde yapılan icra emri tebliğ işleminin, şikayetçinin genel kredi sözleşmesindeki adresine yapıldığı ve bu hali ile usul ve yasaya uygun olduğu da açıktır.
O halde, ilk derece mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken, şikâyetin kabulü yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin İstanbul
Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 09.10.2023 tarih ve 2021/3889 E. - 2023/1774 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

İstanbul 15 İcra Hukuk Mahkemesinin 01.06.2021 tarih 2019/1023 E. - 2021/474 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.