WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/296 E.  ,  2024/2693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlunun, sair iddiaları ile birlikte satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; satış ilanının ve kıymet takdir tutanağının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dolayısıyla dosyadaki tebligatlarda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, ihale dosyasında ilanların usulüne uygun olarak yapıldığı, eldeki davanın yasal süresi içinde açılmadığı, davanın ihale sürecini uzatmak adına açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine ve İİK'nın emredici hükmü gereği ihale bedelinin %10'u oranında cezanın davacıdan tahsiline karar verildiği, şikayetçi borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK 'nun 357. maddesi uyarınca, resen göz önüne alınacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı, davacı tarafın ihale tarihinden (15.03.2022) itibaren 7 günlük yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra (25.03.2022 tarihinde) iş bu davayı açtığı dolayısıyla ilk derece mahkemesince, ihalenin feshi isteminin süre aşımından reddine karar verilmesi, işin esasına girilmemesi nedeniyle de davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, hatalı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun (kısmen) kabulü ile, HMK'nun 355 ve 353/1-b-2 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihalenin feshi isteminin süre aşımından reddine, yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına ve davacı tarafın sair istinaf isteminin reddine hükmedildiği, karara yönelik olarak borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.

Somut olayda, şikâyetçi borçlu ...’nin vekili Av. ... tarafından 09.09.2021 tarihinde dosyaya vekâletname sunulduğu, aynı vekilin 17.06.2022 tarih, 2022/49 Esas ve 2022/117 Karar sayılı Kıymet Takdirine İtiraz konulu ilama dayalı yapılan yargılamada şikâyetçi borçluyu vekil olarak temsil ettiği ve anılan vekilin azledildiğine yahut istifa ettiğine dair takip dosyası içerisinde herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun yargılamaya hakim olan ilkeler bölümünde düzenlenen 33. maddesinde yer ala “Hakim, Türk hukukunu resen uygular” ilkesi gereğince hakim taraflarca ileri sürülen maddi vakıalar ile bağlı ise de, onların hukuki nitelendirmeleri ile bağlı değildir. Diğer bir ifade ile 04.06.1958 tarih ve 15/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği üzere "hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları re'sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir."
Bu nedenle, her ne kadar şikayet dilekçesinde vekile satış ilanının tebliğ edilmediği ileri sürülmemiş olsa da ihalenin feshi davasında borçlular tarafından maddi vakıa olarak açıkça satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinin ileri sürülmesi yeterlidir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, vekile tebliği gerekir. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatı yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmaz. Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir.
İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi de aynı hukuki sonuçları doğurur.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince satış ilanının vekile tebliğ edilmemiş olması sebebiyle şikayetçi borçlu yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 04.10.2023 tarih ve 2022/2845 E. - 2023/2028 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.