12. Hukuk Dairesi 2024/2639 E. , 2024/4247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
DAVACI/BORÇLU : ... velisi ...
DAVALI/ALACAKLI : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçinin bilinen adresine çıkartılan ödeme emri tebligatının, adresten ayrıldığından bahisle iade edilmesi üzerine, adresin mernis adresi olması nedeniyle aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 24.7.2023 tarihinde yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi yerinde görülmemekle birlikte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunun gecikmiş itiraz olarak değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir ise de; kararı temyiz eden şikayet edilen alacaklı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının alacaklının lehine olması nedeniyle temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamış olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 02.05.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/2. maddesinde “Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; ilamsız takip nedeniyle şikayetçinin icra mahkemesine başvurarak ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte şehir dışında olduğunu belirterek gecikmiş itirazlarının kabulünü talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince ödeme emri tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen sebeplerin gecikmiş itiraz anlamında makbul mazeret olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçinin istinaf başvurusu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında şikayetçinin usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin T.K'nın 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihi olan 03/08/2023 olarak düzeltilmesine, şikayetçinin sair itirazlarının icra müdürlüğünce değerlendirilmesine karar verildiği, işbu kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Şikayetçinin istinaf istemi, Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilerek yeniden esas hakkında usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine ayrıca şikayetçi lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Hal böyle iken, bahsi geçen kararın temyiz yoluna başvuran davalı alacaklı lehine olduğundan bahsedilemez. Kaldı ki davada haklı çıkmış olan taraf dahi hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.
Bununla birlikte; İlk Derece Mahkemesince öncelikle ödeme emrinin tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı değerlendirilerek, isabetli bir şekilde usulüne uygun tebliğ edildiği kabul edilmiştir. Akabinde söz konusu başvuru ile ilgili olarak “gecikmiş itiraz başvurusu” nitelendirmesi yapılmış ve bu husus da esastan değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kaldı ki ödeme emri tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğu Dairemizin sayın çoğunluğunun kararında da benimsenmiştir.
O halde; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan “şikayetçinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmek üzere” Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA karar verilmesi gerekirken, anılan kararın temyiz eden alacaklı lehine olduğu gerekçesiyle açıklamalı onama yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum. 02/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!