WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/2430 E.  ,  2024/5206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACI/İHALE ALICISI : ...
DAVALI/HİSSEDAR : ...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/hissedar ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

Şikayet eden ihale alıcısı ...'in icra mahkemesine başvurusunda; Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun 2021/5 Satış sayılı dosyasından 24.06.2022 tarihinde satışı yapılan sekiz adet taşınmazdan altısının kendisine ihale edildiğini, icra müdürlüğünce ihale bedellerinin yatırılması için on günlük süre verildiğini, 04.07.2022 tarihinde eft yolu ile ihale bedellerinin ödenmek istenildiğini ancak banka işlemlerindeki yoğunluk sebebiyle üç taşınmaz yönünden ihale bedelinin eft işleminin reddedildiğini, ertesi gün ihale bedellerinin yatırıldığını ancak müdürlükçe üç taşınmaz için ihale bedeli yatırılmadığından ihalenin iptaline karar verildiğini ileri sürerek 6.07.2022 tarihli müdürlük işleminin iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince, ihale bedellerinin süresinde yatırılmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi ihale alıcısının istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği, anılan kararın şikayet eden ihale alıcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce ihale alıcısının ihale bedelini süresinde yatıramamasının kişisel kusurundan değil banka işlemlerinde yaşanan yoğunluktan kaynaklı olduğu, kaldı ki engelin ortadan kalktığı ertesi gün ihale bedellerinin şikayet eden tarafından satış dosyasına yatırıldığı dikkate alındığında ihale bedelinin süresinde yatırıldığının kabulü gerekirken icra müdürlüğünce İİK’nın 133. maddesine göre işlem yapılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şikayete konu ihalenin yapıldığı tarih itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 130. maddesi uyarınca, satış bedeli peşin ödenir. Ancak, icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. İİK'nın 134/5 maddesinde; "Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağa mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar" hükmüne yer verilmiştir.

İİK'nın 133/1. maddesinde ise “Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içerisinde parayı vermezse, ihale kararı icra müdürü tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur.”
İİK’nın 9. maddesinde ise; “İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında, borçlu veya üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle tahsil edilen paralar, en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılmak üzere icra veya mahkeme kasalarında muhafaza edilir. İcra ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü nakdî ödeme, ilgilisinin gösterdiği banka hesabına aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından re'sen bankaya verilecek talimat gereği yapılır. Talimat, paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar verilir. İcra ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu hâllerde ise kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler. “ hükmü yer almaktadır.
Somut olayda Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu’nun 2021/5 sayılı dosyasında 24.06.2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalede, şikayetçiye ihale edilen altı adet taşınmazdan 1027 ada 8 parsel 2 ve 4 nolu bağımsız bölüm ile 810 ada 604 parsel 3 nolu bağımsız bölüme ilişkin ihale bedellerinin (alıcının taşınmazda bulunan hissesi dışında kalan kısmı) müdürlük hesabına eft ile yatırılmak istendiği, bu ödemelerin banka tarafından 4.07.2022 tarihinde şikayetçi ihale alıcısının hesabına iade edilmesi üzerine bu kez satış memurluğunca verilen on günlük süreden sonra 5.07.2022 tarihinde ödendiği, şikayetin de konusu olan 6.07.2022 tarihli satış memurluğu kararı ile şikayetçi ihale alıcısı ... tarafından süresinde ihale bedeli yatırılmayan bu üç taşınmazın İİK 133. maddesi uyarınca ihale olunmasına karar verildiği görülmüştür.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde, uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK'nın 21.01.2004 gün ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararları).
Bu sayılanların dışında, ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü – C. V, 6, b İstanbul 2001, s. 4738 vd).
Öte yandan, maddi hata (hukuki yanılma), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder ( Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Doruk Yayınları, 1. Baskı, 1976, s. 208).

Burada belirtilen maddi hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır.
“Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması da usulü müktesep hak teşkil etmez” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.03.1972 gün ve E:1968/1-277, K:176; 01.03.1995 gün ve E:1995/7-641, K:117; 23.01.2002 gün ve E:2001/1-1010, K:2002/1; 12.07.2006 gün ve E:2006/4-519, K:527; 04.11.2009 gün ve E:2009/13-370, K:2009/480 sayılı kararları, Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul 2001, Cilt 5, sayfa 4771 vd.).
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir (Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2017 tarih ve 2017/2-1607 Esas, 2017/968 Karar sayılı kararı).
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; şikayetçi ihale alıcısının üç adet taşınmaza ilişkin ihale bedellerini İİK'nın 130. maddesine göre verilen on günlük süreden sonra ödediği, buna göre satış memurluğunca İİK'nın 133. maddesine uygun işlem yapılmasında usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 18.10.2023 tarih ve 2023/124 E. - 2023/6335 K. sayılı ilâmı maddi hataya dayalı olup, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulması, şikayetçi ihale alıcısı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Davalı/hissedar ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/4. maddesi uyarınca, Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08.02.2024 tarih ve 2023/4260 E. - 2024/275 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.