WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2024/1550 E.  ,  2024/2826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, çekteki imzanın şirket yetkilisi ... tarafından atılmadığını ileri sürerek imzaya itiraz edildiği, alacaklının cevap dilekçesinde imzanın şirketin ticari temsilcisi ... tarafından atıldığının beyan edildiği, alınan bilirkişi raporunda da imzanın ... eli ürünü olmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince, davacı şirket temsilcisinin ... olduğu, ...’in Konya 3. Noterliği'nin 23.01.2018 tarihli vekaletnamesi ile geniş yetkiler içerir şekilde vekaletname ile ...'i (davacı) şirket namına -bir ticari mümessil gibi- yetkili kıldığı görüldüğünden ... davacı şirketin ticari mümessili olduğunun kabulünün gerektiği, davacı borçlu şirketin ticari mümessili kabul edilen ...'in 13.06.2022 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/5156 hazırlık sayılı soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde Türkşeker Tarım tarafından icra takibi başlatılan çeklerde yer alan imzanın kendisine ait olduğunu, Dozsan firması adına sözleşme ve iş takibi yapması için gerekli vekaletnamesi olduğunu beyan ettiği, takibe konu çekin, şikayet konusu çek olduğunun görüldüğü gerekçesi ile imzaya itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, benzer gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; İlk Derece Mahkemesince, borçlunun imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, bozma üzerine mahkemece, 11.01.2024 tarihli celsede bozma ilamına uyulduğu ve müteakiben, borçlunun imzaya itirazının kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden durdurulması ile asıl alacağın %20'si olan 1.200.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın %10'u olan 600.000,00 TL para cezasının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verildiği anlaşılmıştır.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

HMK'nın 33. maddesi gereği, hukuki tavsif, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tespiti hakimin görevine giren bir konudur(HGK 5.6.1991 tarih, 1991/12-258 E-344 K). Borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde bildirdiği takibe konu bonoda şirkete atfen atılı bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair beyanı, imzaya itiraz niteliğindedir.
Öte yandan alacaklının cevap dilekçesinde takibe konu çekteki imzanın borçlu şirketin ticari mümessili ... tarafından atıldığını beyan ettiği, imzanın borçlu şirket temsilcisine ait olmadığını kabul ettiği görülmekle takibe dayanak çekteki imzanın şirket yetkilisi ...'e ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınması da olayın nitelendirmesi göz önüne alındığında sonuca etkili bulunmamıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince; takibin durdurulmasına karar verilmesi yasanın anılan hükmüne uygun ise de alacaklının takip konusu çekteki imzanın borçlu şirket temsilcisi olmayan kişiye ait olduğu yönündeki beyanı nazara alınarak imza incelemesi yapılmadan sonuca gidilmesi gerektiğinden, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekle beraber bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından karar düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 11.01.2024 tarih ve 2023/604 Esas - 2024/10 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ve para cezasına ilişkin 2. ve 3. bentlerinin silinerek karar metninden çıkarılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı;

Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, çekteki imzanın şirket yetkilisi ... tarafından atılmadığını ileri sürerek imzaya itiraz edildiği, alacaklının cevap dilekçesinde imzanın şirketin ticari temsilcisi ... tarafından atıldığının beyan edildiği, alınan bilirkişi raporunda da imzanın ... eli ürünü olmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince, davacı şirket temsilcisinin ... olduğu, ...’in Konya 3. Noterliği'nin 23.01.2018 tarihli vekaletnamesi ile geniş yetkiler içerir şekilde vekaletname ile ...'i (davacı) şirket namına -bir ticari mümessil gibi- yetkili kıldığı görüldüğünden ... davacı şirketin ticari mümessili olduğunun kabulünün gerektiği, davacı borçlu şirketin ticari mümessili kabul edilen ...'in 13.06.2022 tarihinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/5156 hazırlık sayılı soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde Türkşeker Tarım tarafından icra takibi başlatılan çeklerde yer alan imzanın kendisine ait olduğunu, Dozsan firması adına sözleşme ve iş takibi yapması için gerekli vekaletnamesi olduğunu beyan ettiği, takibe konu çekin, şikayet konusu çek olduğunun görüldüğü gerekçesi ile imzaya itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, benzer gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; İlk Derece Mahkemesince, borçlunun imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, bozma üzerine mahkemece, 11.01.2024 tarihli celsede bozma ilamına uyulduğu ve müteakiben, borçlunun imzaya itirazının kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden durdurulması ile asıl alacağın %20'si olan 1.200.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağın %10'u olan 600.000,00 TL para cezasının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 33. maddesi gereği, hukuki tavsif, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tespiti hakimin görevine giren bir konudur (HGK 5.6.1991 tarih, 1991/12-258 E-344 K). Borçlu vekilinin itiraz dilekçesinde bildirdiği takibe konu bonoda şirkete atfen atılı bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına dair itirazı, imzaya itiraz niteliğinde olmayıp İİK'nın 169. maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğindedir. Dairemizin bozma ilamında borçlunun ''imzaya itirazının kabulüne'' şeklinde ki ifadenin maddi hata sonucu yazıldığından belirlenen hukuki tavsife göre olaya uygulanması gereken İİK'nın 169/a maddesinin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, borçlunun isteği üzerine kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunması koşuluyla alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan takibe dayanak çekteki imzanın şirket yetkilisi ...'in ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınması da olayın nitelendirmesi göz önüne alındığında sonuca etkili bulunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; alacaklının tazminatla sorunlu tutulmasına karar verilmesi yasanın anılan hükmün uygun ise de bu maddede öngörülmediği halde para cezasına da hükmedilmesi isabetsiz ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekle beraber bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından karar düzeltilerek onanması görüşünde olduğundan yazılı gerekçe ile hükmolunan tazminat ve para cezasına ilişkin bentler silinerek hükümden çıkarılması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.21.03.2024