12. Hukuk Dairesi 2024/1383 E. , 2024/2033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Esastan Ret, Şikayet Hakkının Düşürülmesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK'nun, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen, 286/2-d maddesinin Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki hali;
"...d) (Değişik : 6545 - 18.6.2014 / m.78) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,...temyiz edilemez." şeklinde iken, 15.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla; CMK'nun 286/2-d maddesi; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk defa verilecek mahkumiyet kararlarına karşı üst derece yargı denetimi (temyiz) yolunun kapatılmasının, AİHS'ye ek 7. nolu protokole ve Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olması gerekçesiyle iptal edilmiştir.
İptal kararı üzerine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 7. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d maddesinin son hali;
"...d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,...temyiz edilemez." şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK'nun 286/2-e maddesi ise; "...e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz edilemez." hükmünü içermektedir.
Buna göre; 7165 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 5271 sayılı CMK'nun 286/2-e maddesinde yer alan; adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin düzenleme; kanunlarda sadece adli para cezası gerektiren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince kurulan her türlü hükme karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk kez mahkumiyet hükmü kurulmaksızın verilecek diğer kararlar (esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi vb.) için uygulanma kabiliyeti olan bir hükümdür.
7165 sayılı kanunla yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d maddesinde yer alan; sanık hakkında İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,...temyiz edilemez.
Somut olayda; temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331 inci maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası öngören, "Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek" suçunu oluşturduğu gözetildiğinde;
5271 sayılı CMK'nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yılın üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkündür.
Temyize konu edilen hükme esas somut uyuşmazlıkta;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanıkların ayrı ayrı beraatine dair karar verildiği, müşteki vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21/05/2010 tarihli satış ve eylemle ilgili olarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına yönelik müşteki vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 21/05/2010 tarihli eylemle ilgili olarak verilen hükümlerin kaldırılmasına, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 21/05/2010 tarihli satış nedeniyle açılan davada şikayetin süresinde yapılmamış olması nedeniyle İİK'nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine dair temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 16/09/2011 tarihli satış ve eylemle ilgili sanıklar ... ve ...'ye verilen beraat kararına yönelik müşteki vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği, hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez sanıklar ... ve ... hakkında 16/09/2011 tarihli eylemle ilgili olarak verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının CMK 286/2-f maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığından bahisle, CMK'nun 296/1 maddesi gereğince müşteki vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında 16/09/2011 tarihli eyleme ilişkin temyiz isteminin reddine karar verildiği ve asıl kararın temyiz edildiği görülmekle, CMK'nun 286/2-d maddesi gereği temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yasal dayanaktan yoksun olan 05/05/2023 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA oybirliğiyle karar verilerek; aynı dairenin 18/04/2023 tarih ve aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
Suç tarihi itibariyle sanıklara isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 21/05/2010 ve 16/09/2011 tarihlerinden bölge adliye mahkemesi karar tarihi ile inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 21/05/2022 ve 16/09/2023 tarihlerinde dolmuş olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18/04/2023 gün ve 2023/712 Esas, 2023/828 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan, aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkındaki davaların ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!