12. Hukuk Dairesi 2024/1256 E. , 2024/6264 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVACI/BORÇLU : ...
DAVALI/ALACAKLI : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını öne sürerek takibin iptalini istediği, ilk derece mahkemesi kararı ile; senetteki imzanın borçluya ait olduğu aldırılan raporlarla sabit olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi alınan raporlarda senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu belirlenmekle birlikte, yine tüm raporlarda senedin sahte olarak oluşturulduğu da tespit edildiğinden alacaklının takip olanağı olmadığı gerekçesiyle, borçlunun istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, borçlu aleyhine başlatılan takibin iptaline ve tazminata hükmedilmesine yer olmadığına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması hallerinde uygulanabilir. Bu ilkeler ışığında HMK'nun 209/1. maddesinin ilamsız icra takiplerine etkisi değerlendirilmelidir. Bu maddeye göre “adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” Bu maddenin icra takiplerinde uygulanması gerektiğine ilişkin olarak İcra ve İflas Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK'nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak, icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK 170/2).
Öte yandan sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene dayanması halinde Dairemiz, İcra ve İflas Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerektiği görüşünde iken, daha sonra içtihat değişikliğine giderek sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı görüşünü benimsemiştir.
İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi genel mahkemede dava açıldığı gerekçesine dayalı olarak takibin durdurulmasına da karar veremez. Ancak İİK.nun 169/a-2. maddesi uyarınca itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin İİK hükümlerine göre muvakkaten durdurulmasına karar verebilir ya da genel mahkemede açılmış olan davada usulüne uygun bir şekilde tedbir kararı verilebilir.
İcra mahkemesince takibe konu alacakla ilgili bir karar verilmiş olması, aynı alacak hakkında genel mahkemelerde dava açılmasına engel oluşturmaz.
Somut olayda; takip konusu bonodaki imza üzerinde yapılan ilk inceleme; Adli Tıp Kurumunca yapılan inceleme olup, 21.06.2021 tarihli söz konusu raporda, inceleme konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu, ancak imzanın ''senette alt, üst, sağ ve sol kenarlarında borçlu imzasını çerçeve içine alacak şekilde doğrusal hatlar oluşturan yapıştırıcı bakiyeleri ve bu bakiyeler üzerinde fiziksel silintilere bağlı kağıt lif kalkmaları bulunan ayrıca imzanın başlangıç kısmındaki ''y'' harfinin alt kısmını oluşturan saat yönündeki dairesel dönüş hareketi, iniş ve çıkış hatlarında olmak üzere iki ayrı noktadan kesintiye uğramış ve iniş hattındaki kesinti senet alt kenarına kadar sonradan tamamlanmış'' bir imza olduğu; mahkemece ikinci bilirkişi heyetinden alınan 17.10.2022 tarihli raporun ise; imzanın davacının eli ürünü olduğu, ancak ''imzanın senedin onayı mahiyetinde oluşturulmadığı, dolu veya boş senet, başka bir belge veya benzeri materyal altına yerleştirilip uygun yapıştırıcı ile senedi çağrıştıracak öğeleri görülmeyecek şekilde kapatılarak oluşturulan pencere içine davacıya imzalatılarak oluşturulduğu, başka bir anlatımla pencere yöntemi sahteciliği suretiyle senedin meydana getirildiği'' şeklinde sunulduğu görülmüştür. Öte yandan, borçlu vekilinin istinaf dilekçesine verdiği cevabında sunduğu, Bodrum C. Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, mahkemece alınan raporlarla birbirini teyit ettiği görülmektedir.
Dosyadaki tüm raporlarda imzanın borçlunun eli ürünü olduğu açıklanmıştır. Bu nedenle senedin sahteliğine dair alınan raporlara dayanılarak takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup imzanın davacı borçluya ait olduğu hususu belirlendiğinden davanın reddine karar verilmelidir.
O halde, imzaya itirazın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak takibin iptaline şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarih ve 2023/353 E.-2023/3188 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!