WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/8991 E.  ,  2024/1273 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın ve asıl kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı/alacaklı vekili tarafından ayrı ayrı istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 2 adet fatura alacağına dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; mükerrerlik şikayeti ile takibin iptalini istediği, mahkemece; davacının aktif davacı olma ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, borçlunun karara karşı istinaf yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının resen kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle; davacının borca itirazının reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği, Dairemizce; istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken talebin itiraz olarak nitelendirilmesi ile yazılı şekilde sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek anılan kararın bozulmasına hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamı gereğince yeniden hüküm tesisi ile şikayetin kabulüne ve borçlu aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklının anılan son karara yönelik temyiz yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 14.11.2023 tarihli ek karar ile temyiz yoluna başvuru harcının yatırılmadığı gerekçesiyle alacaklı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verdiği, işbu ek kararın temyiz edildiği görülmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; temyizde de kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 344. maddesi gereğince; istinaf dilekçesi verilirken gerekli harç ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme tarafından verilecek 1 haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir.
Bu açık ifadeden de anlaşılacağı üzere hâkim tarafından “istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için 1 haftalık kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu” nun bildirilmesi gerekmektedir. Şayet bu süre, yasada belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp altı hakimce imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da hakim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa, geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de olanak yoktur.

Öte yandan, Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre de 6100 sayılı HMK'nın
344. (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3.) maddesi çerçevesinde hakim kararı ile eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca, bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır.
Bu hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.06.1968 gün ve 1968/9-483 E. - 476 K.; 01.10.1969 gün ve 1969/2-417 E.-719 K.; 19.02.1997 gün ve 1996/2-897 E.-1997/86 K.; 13.04.2005 gün ve 2005/12-237 E.-248 K.; 30.11.2005 gün ve 2005/5-634 E.-680 K.; 09.05.2007 gün ve 2007/12-178 E.-249 K.; 22.07.2009 gün ve 2009/18-348 E.- 398 K. sayılı ilamlarında açıkça vurgulanmış; daha sonra verilen kararlarda da kararlılıkla bu uygulama sürdürülmüştür. Nitekim, doktrinde de aynı görüş benimsenmiştir(Baki, Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Bası, Cilt 5, Sayfa 4587 vd.). (Hukuk Genel Kurulu'nun 16.6.2010 tarih ve 2010/19-86 E., 2010/330 K. sayılı kararı).
Somut olayda, 29.09.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi Kararına yönelik temyiz başvurusunda bulunan alacaklıya gönderilen 20.10.2023 tarihli muhtırada, temyiz harçlarının nereye ödeneceğine dair bir ibareye yer verilmediği bir başka deyişle temyiz harçlarının yatırılma merciinin gösterilmediği böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan hukuki sonuç doğuracak nitelikte de değildir.
Öyle ise, usule aykırı ve geçersiz muhtıranın hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez. Dolayısıyla, bu tebligat (muhtıra) anılan Kanun hükmüne uygun olmadığından, gerekleri süresi içerisinde yerine getirilmemiş olsa dahi, buna dayanılarak temyiz eden vekilinin hükmü temyiz etmekten vazgeçmiş sayılmasına olanak yoktur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İkinci Dairesi tarafından verilen 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu/Türkiye davasına ilişkin kararda; yargı mercilerinin usul kurallarını çok sıkı uygulaması ve dar yorumlaması nedeniyle kişilerin, uyuşmazlığın esasının incelenmesinden mahrum bırakılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (A.İ.H.S.) 6/1. maddesinin ihlali olarak kabul edilmiştir. Bir iç hukuk kuralı haline gelen A.İ.H.S. ve buna dayanılarak verilen bu karar da göz önüne alındığında, hak kaybının önüne geçilecek şekilde değerlendirme yapılması olayın özelliğine daha uygun düşmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 22.07.2009 gün ve 2009/18-348 E.- 398 K. sayılı ilamı).
Açıklanan bu durum karşısında anılan muhtıra geçersiz olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 344. maddesinde, “başvurunun yapılmamış sayılmasının koşulu olarak düzenlenen halin” somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
O halde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.11.2023 tarihli, alacaklı ... vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra alacaklı vekilinin esas karara dair temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davalının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 14.02.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.