WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/8806 E.  ,  2023/8938 K.
"İçtihat Metni"

İTİRAZ EDİLEN KARAR:Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2023/5931 Esas, 2023/5095 Karar sayılı kararı.
...

HUKUKİ SÜREÇ: Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine dair ... İcra Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/284 Esas, 2021/147 Sayılı kararı aleyhine, Yüksek ... Bakanlığının 12.05.2023 gün ve 94660652-105-15-22719-2021 Sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 gün ve 2023/609720 Sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 19.09.2023 gün ve 2023/5931 Esas, 2023/5095 Sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminin (1) nolu nedeni yönünden yapılan inceleme sonucu:
"Somut olayda, sanıkların borçlu şirket... İnş. Nak. Turz. ve Gıda Tic. Ltd.Şti.'ni temsile yetkili olduğu ve sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu bendi açısından ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... İcra Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/284 Esas, 2021/147 Sayılı kararının, CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, 12. Hukuk Dairesinin anılan kararına karşı aşağıda açıklanacak nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğu doğmuştur.
İTİRAZ NEDENLERİ :Kanun yararına bozma isteminin (1) nolu nedeni kapsamında Dairece verilen bozma kararına itiraz edilmiştir.
İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; ... İcra Ceza Mahkemesi tarafından verilen hükmün, sanıklar yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı gerekliliğinden bahseden ihbarname içeriği yerinde görülerek kanun yararına bozulması halinde, bozma nedenine göre sanıklar hakkındaki cezanın kaldırılması sonucunu doğuracak beraat hükmünün CMK'nın "309/4-d" maddesi uyarınca Özel Dairece mi yoksa Yerel Mahkemece mi karar verileceğinin belirlenmesine ilişkindir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasında, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler, bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ve bozma kararının etkileri, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Düzenlemede; kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken, öncelikle "karar" ve "hüküm" ayrımı gözetilmiş ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.
Bozma nedenleri; 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın Esas No : 2023/8806

esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için, verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkumiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise anılan fıkranın (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, "tekriri muhakeme" yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.
5271 sayılı CMK'nın 4. fıkrasının (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına karar verilecek, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi durumunda ise bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, bozma konusu yapılan kararın yerine verilmesi gereken karar, doğrudan ilgili daire tarafından verilecektir. Özel Dairece, yeniden yargılama yasağı olduğu halde, daha az cezaya hükmedilmeyip ya da ceza kaldırılmayıp, hukuka aykırılığın giderilmesinin yerel mahkemeye bırakılması halinde, bu aşamada yerel mahkemenin vereceği karar yok hükmünde olacağından, hükümlü lehine sonuç doğuracak olan hukuka aykırılık da yasal olarak giderilmemiş olacaktır.
Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.06.2006 gün ve 151-157, 13.02.2007 gün ve 349-35, 18.09.2007 gün ve 186-178, 13.05.2008 gün ve 84-111 ile 14.04.2009 gün ve 75-101 sayılı kararlarında da, mahkûmiyet hükümleri yönünden verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında kaldığı kabul edilerek, hukuka aykırılıkların bizzat Özel Dairelerce giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, benzer dosyalar yönünden Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2018/895-2131, 2018/1569-3391; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2018/3034-9136, 2017/1876-9848; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2019/1288-4347, 2019/2509-8692; Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2019/1484-10301, 2019/28131-10790, 2019/29870-10061; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.02.2022 gün ve 2020/16205 Esas, 2022/3204 Karar; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 07.02.2022 gün ve 2021/21712 Esas, 2022/1494 Karar; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.01.2022 gün ve 2021/41556 Esas, 2022/23 Karar; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.03.2022 gün ve 2021/5319 Esas, 2022/2096 Karar sayılı ilamlarında, kanun yararına bozulan hükümlerdeki tekerrür uygulamasına ilişkin kısımlar çıkartılarak CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca uygulama yapıldığı görülmüştür.
Keza, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2023 gün ve 2023/2-36 Esas, 2023/237 Sayılı kararında, "kişiselleştirme nedenlerinin uygulanarak ertelemeye karar verilmesi karşısında davanın esası çözülmüş olup yargılamanın tekrarlanması yasağı da bulunduğundan hükmün bozulması ile yetinilmeyip gereken kararın da doğrudan Özel Dairece verilmesinin zorunluluk arz ettiği kabul edilmelidir." şeklinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2023 gün ve 2023/2-36 Esas, 2023/236 Sayılı kararında, "yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının, verilen cezanın ortadan kaldırılması sonucunu doğurması karşısında, davanın esası çözülmüş olup yargılamanın tekrarlanması yasağı da bulunduğundan hükmün bozulması ile yetinilmeyip gereken kararın da doğrudan Özel Dairece verilmesi Esas No : 2023/8806

gerekmektedir." şeklinde, karar verildiği görülmüştür.
Keza, aynı nitelikteki uyuşmazlıklarla ilgili olarak, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 gün ve 2023/4114 Esas, 2023/5334 Karar; 26.09.2023 gün ve 2023/5917 Esas, 2023/5341 Karar sayılı kararlarında, "üzerine atılı ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine" şeklinde doğrudan Dairece hüküm kurulmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan ... İcra Ceza Mahkemesince kurulan hükmü inceleyen Yüksek Daire tarafından, beraat kararı verilmesi gerekliliğini vurgulayan ihbarname içeriği kabul edilerek CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca kanun yararına bozma kararı verilmesine karşın, sanıkların beraatine doğrudan hükmedilmeyip, hukuka aykırılığın giderilmesinin yerel mahkemeye bırakılması Kanuna aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.

SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabulü ile, kanun yararına bozma isteminin (1) nolu nedeni yönünden yapılan inceleme sonucu Dairemizce verilen 19.09.2023 tarihli ve 2023/5931 Esas, 2023/5095 Karar sayılı bozmaya ilişkin kararın kaldırılması, ... İcra Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/284 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararının, kanun yararına bozma talebinin (1) nolu bendindeki istem uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verildikten sonra Dairece, sanıkların beraatine ilişkin doğrudan hüküm kurulması, itiraz yerinde görülmediği takdirde, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesinin itirazen arz ve talep olunması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.11.2023 tarih ve KD-2023/60972 Sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın KABULÜNE;
2-Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2023/5931 Esas, 2023/5095 Karar sayılı kararının (1) no’lu bendi kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... İcra Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/284 Esas, 2021/147 Sayılı kararının, CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden,
"Sanıklar ... ve ...'ın, üzerlerine atılı ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATLERİNE,"
"Yargılama giderinin müşteki üzerinde bırakılmasına"
Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...