12. Hukuk Dairesi 2023/8488 E. , 2024/4652 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Vasisi : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı (borçlu) tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte borçlu İcra Mahkemesi’ne müracaatla; takip konusu senedin sahte olduğunun tespit edildiği belirtilerek icra müdürlüğünün takibin durdurulması talebinin reddi kararına ilişkin şikayette bulunduğu, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklı tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince kararın şikayetçi borçlu şirketler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin reddine karar verildiği ve kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Şikayetçi borçlu tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22.04.2022 tarih 2021/505 Esas - 2022/154 Karar sayılı kararı ile takip alacaklısı ... hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan mahkumiyet, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına kararı verildiği ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarihli kararıyla kesinleştiği görülmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesiyle kesinleşmiş mahkumiyet kararının bağlayıcı olacağı hüküm altına alınmış olmakla yukarıda tarih ve numarası yazılı Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı olduğu sabit olup, bahsi geçen mahkumiyet hükmü nazara alınıp değerlendirilmek sureti ile sonuca gidilmesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 12.09.2023 tarih 2023/1034 Esas - 2023/1577 Karar sayılı kararının bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 12.09.2023 tarih 2023/1034 Esas - 2023/1577 sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca
BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı:
6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hüküm gereğince, Dairemizin birçok içtihadına yansıdığı gibi kesinleşmiş mahkumiyet kararı(icra) hukuk hâkimi yönünden bağlayıcıdır. Ancak bu ilke, ödeme emrinin tebliği üzerine 5(beş) günlük yasal sürede yapılmış bir itirazın varlığı halinde değerlendirilebilir.
Somut olayda; kambiyo yollu takipte, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine yasal 5(beş) günlük sürede icra mahkemesine takibe konu bononun sahte olduğuna ilişkin bir başvurusu bulunmamaktadır. Devam eden ve kesinleşmiş takipte icra müdürlüğüne müracaatla senedin sahte olduğunun kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edildiğinden bahisle takibin durdurulmasının talep edildiği, talebin reddine dair icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Borçlunun takip dayanağı bononun sahte olduğuna yönelik iddiası İİK'nun 169/a maddesindeki borca itiraz niteliğinde olup ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5(beş) günlük yasal sürede icra mahkemesine bu yönde yapılmış bir başvuru olması halinde icra mahkemesince incelenmesi mümkündür. İcra müdürlüğü işlemine yönelik şikayet başvurusunda, senedin sahteliğine ilişkin mahkumiyet kararı icra hâkimince değerlendirilemez. Kaldı ki senedin sahte olduğuna ilişkin verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü de bulunmamaktadır.
O halde; ödeme emrinin tebliği üzerine 5(beş) günlük yasal sürede yapılmış senedin sahte olduğuna ilişkin bir müracaat(borca itiraz) olmadığından, bu konuda ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün icra mahkemesi hâkimince değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle(değişik gerekçeyle) Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASI gerekirken, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!