WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/8335 E.  ,  2024/4238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
DAVACI/3.KİŞİ : ...
DAVALI/ALACAKLI : ...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; alacaklı tarafından Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.7.2013 tarih ve 2013/382 E. sayılı ihtiyati haciz kararının Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2013/5611 E. sayılı takip dosyasında infaz edildiğini ve tapunun 27465 Ada 1 Parselinde kayıtlı taşınmaza ihtiyati haciz konulduğunu, İİK’nın 106 - 110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmediğinden haczin düştüğü belirtilerek icra müdürlüğünden haczin kaldırılmasının istendiğini, ancak müdürlükçe talebin haksız reddedildiğini ileri sürerek icra müdürlüğünün 28.7.2021 tarihli kararının kaldırılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarına zarar veren bazı tasarrufları davacı alacaklı bakımından, onun alacağı ölçüsünde hükümsüz hale getirmeye yarayan bir davadır. İptal davası ayni bir dava olmadığından iptal isteminin kabul edilmesi halinde, takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak, takip konusu alacak ve faiz, masraf gibi eklentilerine yetecek oranda tasarrufun iptaline karar verilir ve alacaklıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış istemi yetkisi tanınır.
İİK’nın iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karar olmakla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir.

İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmamaktadır. İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Bu nedenle İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/382 E. sayılı dosyasında verilen 29.7.2013 tarihli ara kararında, tasarrufa konu bağımsız bölümlere İİK’nın 281/2. maddesi gereğince Ankara 9. icra Müdürlüğünün 2013/5611 E. sayılı icra takip dosyasında alacak ve ferilerine yetecek miktarda takdiren teminatsız ihtiyati haciz konulmasına ve anılan icra dosyasında icra müdürlüğünün ihtiyati haciz kararının infazında yetkili kılınmasına karar verildiği, bu kararın icra dosyasında infazı ile 30.7.2013 tarihinde şikayete konu taşınmaza ihtiyati haciz uygulandığı, mahkemece verilen davanın reddine dair kararın Bölge Adliye Mahkemesince yeniden inceleme yapılmak üzere kaldırılarak dosyanın mahkemesine iade edilmesi üzerine söz konusu davanın yargılamasına aynı mahkemenin 2021/429 E. sayılı dosyasında devam edildiği ve 07.6.2022 tarihinde verilen kararla davanın kabulüne hükmedildiği, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda, söz konusu taşınmazdaki haczin, İİK’nın 106 – 110. maddesi gereğince düşmesi nedeniyle kaldırılmasına dair talebin icra müdürlüğünce reddine ilişkin verilen kararın iptalini talep ettiği, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince şikayetin esası incelenerek reddine karar verildiği görülmüştür.
Şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararının İİK'nın 281/2. maddesine göre verilmiş gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu görülmekle, bu kararın infazına ilişkin inceleme görevi, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve tedbir kararını veren Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, istemin, mahkemenin görevsizliği nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi ve şikayetçinin istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz ise de,; sonuçta istemin reddine karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :
Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370 . maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 02.05.2024 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Üye ...’IN Karşı Oy Yazısı:

Şikayetçi 3. kişi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; alacaklı tarafından Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.7.2013 tarih ve 2013/382 E. sayılı ihtiyati haciz kararının Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2013/5611 E. sayılı takip dosyasında infaz edildiğini ve tapunun 27465 Ada 1 Parselinde kayıtlı taşınmaza ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulduğunu, İİK’nın 106 - 110. maddeleri gereğince süresinde satış istenmediğinden haczin düştüğünü belirtilerek icra müdürlüğünün 28.7.2021 tarihli kararının kaldırılmasının istendiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Dairemizin istikrarlı içtihatları dikkate alındığında; şikayete konu ihtiyati haciz kararının, İİK'nın 281/2. maddesine göre verilmiş gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu anlaşıldığından, bu kararın infazına ilişkin şikayeti inceleme görevi tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz(ihtiyati tedbir mahiyetinde) karar veren genel mahkeme yetkili ve görevlidir. Mahkemenin görev hususu, dava şartı olup davanın her aşamasında karar kesinleşinceye kadar tüm mahkemelerce kamu düzeni nedeniyle re’sen dikkate alınır.
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/382 E. sayılı dosyasında verilen 29.7.2013 tarihli ara kararı ile verilen ve Ankara 9. icra Müdürlüğünün 2013/5611 E. sayılı icra takip dosyasından infaz edildiği, ihtiyati haczin(ihtiyati tedbir mahiyetinde) İİK’nın 106 – 110. maddesi gereğince düşmesi nedeniyle kaldırılmasına dair istemin icra müdürlüğünce reddine ilişkin 28.7.2021 tarihli kararın iptali talep edilmiş olup, şikayetin; icra mahkemesinin görevsizliği nedeniyle reddi gerekirken, esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dairemizin görevsizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiği yönündeki ekseriyet görüşüne katılmakla birlikte, mahkemece şikayet hakkında esas yönünden hiçbir inceleme yapılmadan istemin usulden reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken şikayetin esası incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi hatalıdır. Zira, şikayetin esastan reddine ilişin kararın sonucu itibariyle onanması halinde; görevsiz mahkemece işin esasına hiç girilmemesi gerekirken şikayetin esası incelenerek verilen nihai karar da sonuçta onanmış olacaktır. Mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerekirken esastan reddi isabetsiz olup BOZMA kararı verilmesi gerekirken sayın çoğunluğun sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki görüşüne katılamıyorum. 02.05.2024