WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/7902 E.  ,  2024/4085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ŞİKAYETÇİ : Akbank T.A.Ş.
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Davanın Düşmesi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince sanıkların mahkumiyetlerine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen kararlar kaldırılarak, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesince, şikayete dayanak olan İzmir 23. İcra Dairesi'nin 2019/9 Esas sayılı takip dosyası kesinleşmeden şikayette bulunulması nedeniyle sanıklar hakkında açılan davanın CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine dair karar verildiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamına göre, şikayetçi vekilinin 05/03/2019 havale tarihli şikayet dilekçesinde, iki farklı icra takibini şikayetine konu ettiği ve şikayete dayanak olan İzmir 23. İcra Dairesi'nin 2019/9 Esas sayılı takip dosyasının yanı sıra, İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2018/15557 Esas sayılı takip dosyasının da şikayet konusu edildiğinin anlaşıldığı, şikayete dayanak İzmir 23. İcra Dairesi'nin 2019/9 Esas sayılı takip dosyasında icra takibinin kesinleşmemiş olduğu anlaşılmış ise de, diğer şikayet konusu edilen İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2018/15557 Esas sayılı takip dosyasında icra takibinin kesinleşmiş olduğu ve söz konusu bu icra dosyası dikkate alınarak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken bu hususun gözardı edildiği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesi kararı açıklanan gerekçe uyarınca isabetsizdir.

Sanıkların üzerlerine atılı bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
1-Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek, hakiki surette;
2-Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
3-Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olduğu,
Somut olayda, şikayete konu edilen İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/13126 Esas sayılı takip dosyasında borçlu sanık ...'ın maaşı üzerine konulan birinci sıradaki haciz işlemine ilişkin tasarrufun iptali amacıyla dava açıldığı, tasarrufun iptaline ilişkin İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/52 Esas ve 2019/401 Karar sayılı ilamında, borçlunun borcunu karşılayacak mal varlığının bulunmadığı, aciz halinin bulunduğu, diğer sanık ...'nın borçlu ...'ın durumunu bilebilecek durumda olduğu, sanık ...'nın diğer sanık ... hakkında açtığı icra takibinin alacaklıya olan borcundan dolayı muvazaalı olarak başlatıldığı, davaya konu icra takibindeki alacak-borç ilişkisini kanıtlayacak her hangi bir belge ibraz edilemediği, davaya konu tasarrufun sanıklar arasında danışıklı işlem ile yapılmış olduğu gerekçesiyle, dava konusu tasarrufun iptaline dair karar verildiği ve kararın 26/04/2022 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluştuğunun anlaşıldığı ve bu haliyle alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunu işlediği sabit olan sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 07/02/2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/240 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.