WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/7788 E.  ,  2024/6166 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı 3. Kişinin nispi vekalet ücreti talebine hasren yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nın 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na çıkarılmıştır.
Davalının temyizinin konusunun nispi vekalet ücretine ilişkin olduğu ve icra mahkemesince İİK'nın 89/4. maddesine göre istenebilecek tazminat miktarının üst sınırı olan haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı 293.518,51 TL üzerinden belirlenecek nispi vekalet ücretinin 46.027,78 TL olacağı, bu durumda, temyizin konusunun 46.027,78 TLlik nispi vekalet ücretine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu 46.027,78 TLlik nispi vekalet ücretine ilişkin değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
2-Davacı alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı Reosta Reklam ve İletişim Hizmetleri Danışmanlık Tic. A.Ş'ne gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nın 338. maddesi gereğince davalı şirket yetkilisi sanığın cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece sanığın beraatine ve tazminat davasının reddine karar verilmesi üzerine, davalı/sanık ve davacı tarafça ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edildiği görülmektedir.

2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur" hükmüne yer verilmiştir.
Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK.'nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
İİK'nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tarafların göstereceği deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
Somut olayda, dava dışı takip borçlusu Çorlu Şifa Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş' ye ait olan Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mah., 1610 ada, 4 parselde bulunan taşınmazın 20.05.2016 tarih ve 11982 yevmiye numaralı satış işlemi ile tapuda 4.000.000,00 TL olarak gösterilen bedel ile üçüncü şahıs Reosta Reklam ve İletişim Hizmetleri Danışmanlık Tic. A.Ş'ye satılması ve satış bedelinin tamamının takip borçlusuna ödenmediği iddiasıyla davalı 3. kişiye 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Bahse konu taşınmaz hakkında dava dışı kişilerce açılan tapu iptali ve tescil konulu Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/ 63 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında dosyaya bizzat davalı 3. şahıs vekili tarafından sunulan 09/04/2018 havale tarihli beyan dilekçesinde, birinci haciz ihbarnamesine konu edilen gayrimenkul satış bedelinin tapuda 4.000.000,00 TL olarak gösterilmiş olmasına rağmen, satış bedeli olarak 7.781.000,00 TL ödeme yapıldığı açıkça kabul edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan ve davalı 3. kişi Reosta Reklam Ve İletişim Hizmetleri Danışmanlık Tic. A.Ş'nin 2016-2017-2018 yılı ticari defterleri ile dosyaya ibraz edilen ödeme dekontlarına dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen kök ve ek bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, bahse konu taşınmaz için satış bedeli olarak ödenen tutarın 5.027.600,00 TL olduğu ve bakiye ödemenin yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2.753.400,00 TL lik bakiye ödemenin davalı 3. kişi tarafından yapılmamış olduğu görülmektedir. O halde, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle, tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı oranında davalının takip borçlusuna borcu olmasına rağmen, davalı 3. kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun kabulü ve tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Mahkemece tazminatın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile tazminatın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 2022/2135 Esas, 2022/5940 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Çorlu İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/75 Esas ve 2022/40 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.