12. Hukuk Dairesi 2023/7774 E. , 2024/5424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ŞİKAYETÇİ : ...
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Davanın Düşürülmesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesince borçlu hakkında yapılmış ve kesinleşmiş icra takibinin bulunmadığı ve dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan davanın düşmesine dair karar verildiği anlaşılmış ise de;
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konkordatoya ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarihli, 2023/6-239 Esas ve 2023/187 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709). Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Esas No : 2023/7774
Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15).
Konkordato ile ilgili hükümler İİK'nın 285 ila 309. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İİK’nın 285. maddesi uyarınca, adi konkordatoda konkordato talebi, borçlu ve iflas talebinde bulunabilecek alacaklı tarafından borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu hakkında yapılabilir.Yine aynı kanunun 287. maddesi uyarınca konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir.Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. İİK'nın 289. maddesi uyarınca da konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. İİK'nın 294. maddesindeki hüküm gereğince de, mühlet içinde borçlu aleyhine 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
Sanığa isnat edilen suç, “İİK'nın 331. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında: “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını, ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile aynı Kanun'un 331/3. maddesinde ise “Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.” şeklinde yer verilen hükümlerle düzenleme altına alınmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; borçlu şirket Pamukçu Çırçır Tarım Ürünleri Hayvancılık Kuyumculuk Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 30.03.2020 tarihinde İİK'nın 285. maddesi gereğince adi konkordato talepli dava açıldığı, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/211 Esas sayılı adi konkordato talepli dava dosyasında, 07.04.2020 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato mühletinin 07.07.2020 tarihinden başlamak üzere İİK'nın 287. maddesi uyarınca 2 ay süreyle uzatılmasına, borçlu şirket Pamukçu Çırçır Tarım Ürünleri Hayvancılık Kuyumculuk Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında İcra İflas Kanunun 289/3. maddesi uyarınca 23.09.2020 tarihinden itibaren bir (1) yıl kesin mühlet verilmesine karar verildiği, sonrasında mahkemece 07.09.2021 tarihinde davada Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği ile dosyasının görevli ve yetkili Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine müteakip karşı görevsizlik kararı üzerine oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle, olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dava dosyasının istinaf ilgili hukuk dairesi başkanlığına gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığının 23.09.2022 tarihli ve 2022/2680 Esas No : 2023/7774
Esas, 2022/3415 Karar sayılı kararı ile Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, borçlu şirket hakkındaki konkordato talep sürecinin devam ettiği süreçte, alacaklının şikayetine konu edilen borçlu şirket adına kayıtlı 2007 model CASE marka 09.14.15.004 plakalı Y6T012021 şasi nolu 46677708 motor seri nolu pamuk toplama makinasının satışının 27.09.2022 tarihinde gerçekleştiği hususu dikkate alındığında, bu haliyle satış işleminin İİK'nın 331/3. maddesi kapsamında kaldığı görülmektedir.
O halde, şikayete konu edilen pamuk toplama makinasının alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, devirden elde edilen paranın akıbeti araştırılarak, makinanın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olup olmadığı saptanarak, devirden elde edilen paranın herhangi bir borç ödemesinde kullanıp kullanmadığı, borç ödenmiş ise ilgili takip dosyaları getirtilerek, bu borçların muvazaalı ya da hayali olup olmadıklarının tespit edilmesi, devirlerden elde edilen paraların herhangi bir banka veya sosyal güvenlik kurumlarına olan borcun ödenmesine sarf edilmiş ise bu durumun ilgili yerlere sorularak sonuca göre şikayete konu devrin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini ile esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde kesinleşmiş icra takibi bulunmadığından bahisle davanın düşmesine dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 20.02.2023 tarihli, 2023/135 Esas, 2023/329 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!