WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/7506 E.  ,  2023/5538 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2021 E., 2023/2115 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/48 E., 2023/8 K.

Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili 18.01.2023 tarihli dilekçesi ile özetle; Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2020/8680 Esas sayılı dosyası ile borçlu adına kayıtlı '' ... Parsel, 8 Nolu'' bağımsız bölümün haczine karar verildiğini, söz konusu konut üzerinde aile konutu şerhi mevcut olduğundan haczin kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin anılan dosya borçlusu ...'nın eşi olup bahse konu hacizli konutta beraberindeki çocukları ile yaşamını devam ettirdiğini, müvekkili tarafından icra dosyası ile konut üzerine haciz işlendiğinden 11.01.2023 tarihinde haberdar olunduğunu ve aynı gün konut üzerine aile konutu şerhinin işlenmesi için tapudan gerekli randevunun alındığını ve bahse konu taşınmaz üzerine aile konutu şerhi işlendiğini, aile konutunun haczedilemeyeceğini, aile konutunun aynı zamanda borçlunun haline münasip evi olduğunu belirterek; şikayetin kabulüne, haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi taraf, icra takibinde alacaklı ya da borçlu olarak taraf sıfatı bulunmayan üçüncü kişi konumundadır. Meskeniyet şikayetinde bulunma hakkı, sadece tapu maliki borçluya aittir. Şikayetçi, icra takibinin tarafı olmayan üçüncü kişi olduğundan, tarafı bulunmadığı icra takibi için icra mahkemesinden şikayet yoluyla haczin kaldırılmasını isteyemez, haczin içeriğine ilişkin olarak şikayette bulunamaz. Haczin kaldırılması talebi yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi'nin 12.12.2019 tarihli kararına göre sadece eşlerden birinin mülkiyetinde olsa bile, aile konutu üzerinde tüm aile bireylerinin zilyetliklerinin bulunduğunu, bu nedenle borçlunun eşi olan müvekkilinin husumet yönünden bu davayı açma hakkı bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dosyasının tarafı olmayan 3. kişinin haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı olmadığı kanuni düzenleme ve Yargıtay içtihatları ile istikrarlı şekilde uygulanmakta olup, haczedilmezlik şikayetinin ancak takip borçlusu tarafından ileri sürebileceği, borçlunun şahsına sıkı sıkıya bağlı bu hakkın borçlu haricindeki kişilerce ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, istinaf talebine dayanak kılınan Anayasa Mahkemesi kararında; aile konutu kavramı ile haline münasip ev kavramı arasında özdeşlik kurulmuş ise de ; her iki kavramın özdeş olmadığı, 2004 Sayılı Kanunun 82. maddesinde "borçlunun haline münasip evi" kavramı kullanılmış olup, kanun koyucunun amacının meskeniyet iddiasında bulunma hakkını sadece borçluya tanımak olduğu, borçlu haricindeki kişilere yorum yolu ile dava açma hakkı tanınmasının olanaklı olmadığı, somut olayda uyuşmazlıklara İİK'nın ilgili maddelerinin uygulanacağı, 4721 sayılı yasada düzenlenen aile konutu kavramının daha çok eşler arasındaki aile içi ilişkilerini düzenleyen bir kavram olması, diğer eşe yükümlülük yükleyen bu kavram ile aile içi ilişkilerin dışında olan alacaklı aleyhine bir takım sonuçlara ulaşılmasının hakkaniyete de uygun olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının yasaya uygun olduğu, HMK. 355 maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmaması nedeniyle, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dava ve istinaf başvuru dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapuda aile konutu şerhi sahibinin açtığı meskeniyet şikayetidir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16. - 82. maddeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...