WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/7494 E.  ,  2024/3579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVACI/BORÇLU : ...
DAVALI/ALACAKLI : ...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip dosyasında İİK’nın 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri ile borçlu hale getirildiğini, 89. madde uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebliğinin ve 103 davetiyesi tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürülerek öğrenme tarihinin düzeltilmesini, haciz ihbarnamelerinin iptali ve hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, usulsüz tebliğ şikayetinin reddine, diğer şikayetlerin süre yönünden reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, 103 davetiyesinin tebliğine ilişkin usulsüz tebliğ şikayeti incelemesinde, haciz ihbarnamesi gönderilmesi ve akabinde davet kağıdı gönderilmesi taleplerinde şikayetçinin adresinin yazılı olmadığı, sadece T.C. Kimlik numarasının bildirildiği, şikayetçinin dosya borçlusu olarak kaydının yapılması akabinde uygulanan araç haczi üzerine şikayetçiye gönderilen davet kağıdının ilk olarak şikayetçinin adres kayıt sisteminde kayıtlı adresi bulunarak normal olarak tebliğe çıkarıldığı, bina görevlisi Nihat Çelik'ten alınan bilgi ile muhatabın adresten taşındığı ve muhtarlıkta da kaydının olmadığı gerekçesiyle tebligat iade geldikten sonra da bu adresin aynı zamanda mernis adresi olması sebebiyle TK'nun 21/2 maddesine göre tebligat yapıldığı, bu tebligat zarfında "mernis adresidir. TK'nun 21/2 maddesi gereğince tebliği rica olunur" şerhinin yer aldığı, adresin kapalı olması sebebiyle mahalle muhtarına teslim edildiği ve 2 nolu haber kağıdının da kapıya yapıştırıldığının görüldüğü, bu haliyle yapılan tebliğ işleminin usule uygun olduğu, şikayetçi tarafça her ne kadar dosya borçlularından Meyti'nin alacaklı, şikayetçinin borçlu olarak gözüktüğü Ankara 6. İcra Dairesi'nin 2019/2108 E. sayılı dosyasında bilinen adresinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu dosyadan adres araştırması yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, şikayete konu takip dosyasında da yukarıda belirlendiği üzere şikayetçinin bilinen başkaca bir adresine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, bahsi geçen icra dosyasından şikayete konu takip dosyasına bu bilgileri içerir bir belge de gönderilmediği anlaşıldığından, bu yöndeki iddia kabul edilebilir görülmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 103 davet kağıdının tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin esastan reddine, haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğine ilişkin şikayetlerin süre aşımı nedeniyle reddine, diğer taleplerin esastan reddine karar verildiği görülmüştür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 42. ve 43. maddelerinde birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin ihtiva etmesi gereken hususlar açıkça belirtilmiştir..
İİK'nın 14. maddesi hükmü gereğince hazırlanan İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin “birinci haciz ihbarnamesi” başlıklı 42. maddesinde, "...Bu ihbarname, dosya numarasını; üçüncü kişinin adını, soyadını ve adresini; alacaklının, borçlunun, varsa vekillerinin adını, soyadını ve adreslerini; alacak tutarı ile faiz ve giderler; haczin neye ilişkin olduğu; haczin hangi miktar için yapıldığı hakkındaki bilgileri içerir..... Bu ihbarname ile İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesinin iki, üç, dört ve beşinci fıkraları hükümleri de üçüncü kişiye bildirilir” düzenlemesine, “ikinci haciz ihbarnamesi” başlıklı 43. maddesinde de, “İkinci haciz ihbarnamesinde, 42 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan bilgiler yer alır. Bunun dışında birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi, yedi gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle borcun üçüncü kişinin zimmetinde ve malın yedinde sayıldığı bildirilir. Ayrıca, üçüncü kişinin, ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde birinci haciz ihbarnamesinde bildirilen sebeplerle yazılı veya sözlü olarak icra dairesine itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde, zimmetinde sayılan borcu, aynı yedi gün içinde haciz ihbarnamesini gönderen icra dairesine ait banka hesabına yatırması veya yedinde sayılan malı, icra dairesine teslim etmesi de ihtar edilir. Bu ihbarname ile İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesinin iki, üç, dört ve beşinci fıkraları hükümleri de üçüncü kişiye bildirilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Her ne kadar icra müdürünün şikayet konusu takip dosyası haricinde bir başka dosyadan/yerden adres araştırması yapma zorunluluğu bulunmamakta ise de üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi çıkartılmasını isteyen alacaklının üçüncü kişinin adresini bildirmesi gerekmektedir.
Somut olayda, alacaklının haciz ihbarnamesi gönderilmesi yönündeki talebi üzerine icra müdürlüğünün şikayetçinin (borçlu/üçüncü kişi) dosyada mevcut T.C. kimlik numarasından faydalanmak sureti ile doğrudan mernis adresine birinci haciz ihbarnamesi çıkarttığı, bila dönmesi üzerine 103 davet kağıdı dahil tüm tebligatların TK’nun 21/2 maddesi uyarınca yapıldığı, şikayetçinin borçlu olduğu ve haciz konulan ayrıca şikayetçinin T.C. kimlik numarasının bildirildiği diğer takip dosyası olan Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2019/2108 E. sayılı dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz ihbarnamelerinin gönderildiği adres olmadığı, dolayısıyla öncelikle bilinen adrese çıkmayan tebligat usulsüz olup 103 davet kağıdının tebliğinin TK 21/2’ye göre yapılması usulsüzdür.
Netice itibari ile 103 davet kağıdının tebliği usulsüz olduğu gözetilerek şikayet süresinin buradan başlatılması yerinde olmayıp haciz ihbarnamelerine ilişkin şikayetin süreden reddi yerinde değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında haciz ihbarnamelerinin tebliğine ilişkin usulsüzlük değerlendirilmek suretiyle oluşak sonuca göre karar vermek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:
Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 11.07.2023 tarih ve 2021/2784 E. - 2023/1292 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre şikayetçinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(M)

Üye ...’ın Karşı Oy Yazısı:
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” 6099 Sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.” Aynı Kanunun Tebliğ İmkansızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü yer almaktadır.
7201 Sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde; kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
Somut olayda, şikayetçinin borçlu olarak yer aldığı Ankara 6. İcra Dairesinin 2019/2108 E. sayılı dosyasından şikayet konusu dosyaya gelen cevabi yazıda; (Çankaya/ANKARA) şeklinde belirsiz olarak yazıldığı, şikayetçinin somut adresinin yer almadığı, bu durumda icra müdürünün veya alacaklının adres araştırması yapma zorunluluğunun da bulunmadığı, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında; adres kayıt sistemindeki adresi dışında bilinen bir adresi olmayan tarafın, bilinen adresinin artık adres kayıt sistemindeki adres olduğunun kabulü gerektiği, farklı bir dosyadan veya makamdan özellikle adres araştırması yapılmasının da gerekmediği, bütün bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde ve isabetli olduğundan, kararın ONANMASI gerekirken bozulması yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum.17.04.2024