WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/7042 E.  ,  2024/4280 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından yapılan takip nedeniyle müvekkile ait taşınmaz hissesine haciz konulduğunu, müvekkilin söz konusu hacizden 26.12.2020 tarihinde tebliğ edilen 103 davet kağıdı ile haberdar olduğunu, hissedar olduğu taşınmazda ikamet etmekte olup, haline münasip tek konut olması nedeniyle İİK 82/12 maddesi de gözetilerek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. İlk derece mahkemesince takip dosyası içerisinde düzenlenen bilirkişi raporunun davacı borçluya 02.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davanın haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde açılmadığı belirtilerek süre yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf talebinde bulunulduğu ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava İİK 82/12 maddesine dayalı meskeniyet nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
Davalı-alacaklının davacı-borçlu hakkında 12.894,91 TL alacağa ilişkin olarak İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2016/11099 E. sayılı dosyasında ilamsız takip yaptığı, çıkartılan örnek 10 nolu ödeme emrinin borçluya 15.04.2016 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği borçlunun 1/3 hisse sahibi olduğu taşınmazda bulunan hissesine 18.08.2016 tarihinde haciz konulduğu, taşınmazın kıymet takdirinin yaptırıldığı, düzenlenen kıymet takdir raporunun davacı borçluya 02.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından 12.07.2017 tarihinde yasal süresi içerisinde satış talebinde bulunularak aynı tarihte satış avansının da yatırıldığı, alacağı temlik alan Gelecek Varlık Yönetim A. Ş. vekilinin talebi doğrultusunda davacı borçluya 103 davetiyesinin çıkartıldığı 26.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın da 04.01.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle haciz işleminin açıklanması gerekmektedir.
Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda istemli bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılar miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memur tarafından hukuken el konulmasıdır. İİK da yapılan değişiklikle taşınmazların tapu kaydına İİK nun 91 maddesine göre haciz şerhi konulmaktadır. Haciz sırasında hazır olmayan ve mallarına haciz tutanağının tebellüğe yetkili kişi bulunmayan alacaklıya veya borçluya üç gün içinde haciz tutanağını incelemesi ve diyeceğini varsa

bildirmesi için (icra dairesince) 22 örnek sayılı davet kağıdı gönderilir. (İİK 103 madde) üç günlük süre haciz işlemine karşı şikayet süresinin işlemeye başlamasını sağlamak içindir. Üç günlük sürenin bunun dışında bir işlevi yoktur.
İİK 82/12 maddesi uyarınca borçlunun haline münasip evi haczedilemez.
Borçlunun haczedilen taşınmazın haline münasip olması nedeniyle İİK 82/12 maddesi uyarınca icra mahkemesine yaptığı şikayet haczedilmezlik şikayeti olup, şikayet süresine ilişkin bir hüküm bulunmadığından İİK 16/1maddesindeki genel hüküm uygulanır. Şikayet ve şartlarını düzenleyen İİK'nın 16/1 maddesine göre şikayet muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapılır. Şikayet süresi hak düşürücü nitelikte olup, icra mahkemesi şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığını, res'en araştırmak zorundadır. İİK'da birçok işlemin tebliğ edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. (İİK'nın 61. maddesine göre ödeme emrinin borçluya, İİK'nın 127. maddesine göre arttırma ilanının alacaklıya, borçluya, tapu sicilindeki ilgililere tebliğ gibi). Meskeniyet şikayeti gibi tebliğ zorunluluğu öngörülmeyen hallerde ise kural olarak İİK'nın 16/1 maddesine göre şikayet süresi işlemin öğrenilmesi ile başlar.
Somut olayda, borçlu hakkında yapılan takip nedeniyle adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına 18.08.2016 tarihinde haciz konulduğu, düzenlenen kıymet takdir raporunun davacıya 02.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu tarih itibariyle hacizden haberdar olduğu, kıymet takdir raporuna itirazda bulunduğu, davadan feragat etmiş olması nedeniyle mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, alacaklı bankanın alacağını varlık yönetim şirketine temlik ettiği, dosyanın yenilendiği, temlik alacaklısı tarafından dosya borçlusuna İİK 103 davet kağıdı gönderilmesi talep edilerek gönderilen 103 davetiyesinin de 26.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının taşınmaz üzerindeki hacizden 02.05.2017 tarihinde haberdar olması nedeniyle meskeniyet şikayetinin haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde yapılması gerekmekte olup, borçlunun öğrenme tarihi dikkate alındığında, davanın 7 günlük şikayet süresi geçtikten sonra 04.01.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Kıymet takdiri raporunun tebliğinden sonra İİK 103 davet kağıdı gönderilmiş olması borçluya yeni bir şikayet hakkı bahşetmez.
O halde, mahkemece şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü şeklinde yazılı hüküm tesisi ile istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi kararı isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 06.07.2023 tarih ve 2023/1501 E. - 2023/1538 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.02.2023 tarih ve 2022/397 E. - 2023/67 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.