12. Hukuk Dairesi 2023/6792 E. , 2024/2990 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada şikayetçi/borçlu Banka vekili, müvekkili banka aleyhine yapılan icra takibinde 23.05.2014 tarihli " kapak hesabı " doğrultusunda 647.237,04 TL. ödeme yaptığını, ancak icra müdürlüğünce 28.07.2020 tarihinde " bakiye borç muhtırası " gönderildiğini, muhtırada belirtilen borç miktarının doğru olmadığını iddia ederek 28.07.2020 tarihli " bakiye borç muhtırasının " iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada ise şikayetçi/ alacaklı vekili özetle, borçluya gönderilen muhtıradaki hesabın eksik yapıldığını iddia etmiştir.
İlk Deerece Mahkemesince dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonrasında "1- Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı/birleşen dosya davacısı/alacaklının istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
Karar davalı/birleşen dosya davacısı/alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinin 2. fıkrası;
"...2-Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemenin doğal sonucu olarak, hüküm infaza elverişli şekilde oluşturulmalıdır.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecek, hükmün infazı mümkün olmayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, icra müdürlüğü' nün yukarıda açıklanan ret işleminin kaldırılması talep edilmiş, ilk derece mahkemesince "1-Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine " şeklinde karar verilmiş, ancak hangi icra müdürlüğünün, hangi tarihli işlemine yönelik karar verildiği ve icra müdürlüğü işleminin kaldırılıp, kaldırılmadığı açıklanmamış, hüküm muğlak bırakılmıştır.
Hüküm bu hali ile infaza uygun değildir.
Mahkemece salt " Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine " şeklinde hüküm kurulması " yargılama sonunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde " hüküm kurulmasını emreden HMK. nın 297/2. maddesine açıkça aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :
Yukarıda yazılı nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi' nin 12.07.2023 tarih ve 2022/1928 E. 2023/2207 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 11.02.2022 tarih ve 2020/432 E. 2022/204 K. sayılı kararının re'sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı/birleşen dosya davacısı/alacaklının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!