12. Hukuk Dairesi 2023/6320 E. , 2024/2949 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte imzaya,borca ve ferilerine itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin ve imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği, karar duruşmasında alacaklı vekilinin yüzüne karşı tefhim veya tebliğden itibaren on günlük istinaf süresinin verildiği, alacaklı vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 07.03.2023 tarih ve 2022/363 E.-2023/620 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, İİK’nın 365/son maddesi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararıyla; anılan kararın İİK’nın 363/1 ve 365/1-son maddesi gereğince kesin olarak verilmiş olduğundan bahisle alacaklının temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu kez 25.05.2023 tarihli ek karara karşı alacaklı tarafından temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf yoluna başvuru süresinin tefhim veya tebliğden itibaren on gün olduğu, davacının hak düşürücü istinaf süresinin tefhimle başladığı, davacı süresinden sonra istinaf mahkemesine başvurduğundan istinaf başvurusunun süre yönünden reddine dair İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli ek kararının doğru olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun İİK’nın 365/son maddesi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2023 tarih ve 2021/12-263 Esas-2023/1150 Karar sayılı kararında tartışmalı olan bir husus neticeye bağlanmış olmakla yanıltma halinde istinaf incelemesinin İlk Derece Mahkemesinin verdiği başlangıç tarihine göre, tebliğden itibaren süresinde istinaf yoluna başvurulması halinde incelenmesi yönünde karar verilmiştir. Dairemizin önceki içtihadından dönülmek suretiyle istinaf incelemesinin yapılması gerektiği kanaatine varıldığından kararın İİK'nın 365. maddesi gözetildiğinde temyizinin kabil olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarih ve 2022/363 Esas-2023/620 Karar sayılı ek karara yönelik temyiz talebinin, kararın kesin olduğundan bahisle reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 07.03.2023 tarih ve 2022/363 Esas-2023/620 Karar sayılı asıl kararının temyizen incelenmesinde;
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince 09.12.2021 tarihli duruşmada alacaklı vekilinin yüzüne karşı, usulsüz tebligat şikayetinin ve imza itirazının kabulüne karar verildiği, karara karşı tefhim veya tebliğden itibaren on gün içinde istinaf yasa yolunun gösterildiği, alacaklı vekilinin tebliğden itibaren on gün içinde istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmektedir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, hem tefhim hem tebliğ tarihinden demek suretiyle yasa yolu süresinin başlangıcının açık ve anlaşılır gösterilmediği, hakim yanıltması sebebiyle lehe yorumlamak suretiyle istinaf başvurusunun süresinde sayılarak istinaf nedenlerinin incelenmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 07.03.2023 tarih ve 2022/363 Esas-2023/620 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!