12. Hukuk Dairesi 2023/6277 E. , 2023/5204 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,davalının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili; borçlu şirket ile 3. kişi şirketin bir süre aynı adreste birlikte çalıştıkları ve aynı alanda faaliyette bulunduklarını, şirketler arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, borçlu şirketin haciz yapılan işyerinin eski kiracısı olduğunu, borçlunun kiralanan taşınmazdan çok önceki bir tarihte taşınmış olmasına rağmen adres değişikliğini 23.12.2020 tarihi olarak bildirdiğini, borçlu adına haczin yapıldığı adrese herhangi bir tebligat yapılmadığını, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığını, iş yeri devri olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3. kişi şirket ile borçlu şirketin aynı adreste 15.12.2020 ile 23.10.2020 tarihleri arasında birlikte faaliyette bulunduğunun ticaret sicil kayıtlı ve sözleşmelerden anlaşıldığı, şirketler arasındaki ticari ilişkinin 08.12.2020 ve 09.12.2020 tarihlerinde düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, tarafların aynı iş kolunda bulundukları ve beraber iş yaptıkları, haciz yapılan yerin borçludan devralınmış olduğu, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, her kişi adına düzenlenmesi olanaklı ve ayırt edici niteliği bulunmayan belgelerin, kira sözleşmesi, e-faturanın istihkak iddiasını ispata yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı üçüncü kişi vekili, cevap dilekçesini tekrarla davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, haciz işleminin müvekkili şirketin adresinde yapılmış olup takip borçlusu huzurunda yapılmadığını, borçlu şirketin ortakları ile davalı müvekkil şirketin ortaklarının, faaliyet gösterdikleri adreslerin ve şirket çalışanlar farklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı 3. kişi şirket ile borçlu şirketin aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeniyle organik bağ içerisinde bulunduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre 15.12.2020 ile 23.12.2020 tarihleri arasında 3. kişiyle borçlu şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiği, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı üçüncü kişi vekili, istinaf dilekçesini tekrar ederek davanın süresinde açılmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, işyeri devri yapılmadığını, borçlu ile müvekkili arasında organik bağ olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir.
Ayrıca, İİK'nın 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK 337/a md) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir.
Somut olayda, ödeme emri borçluya haciz adresinde tebliğ edilmemiştir. Dava konusu 30.07.2021 tarihli haciz sırasında borçlu haciz mahallinde hazır değildir. Haciz sırasında borçlu adına belgeye de rastlanılmamıştır. Ayrıca, üçüncü kişi şirket, borcun doğumundan çok önce kurulmuş, borçlu ile üçüncü kişi ortak ve yetkilileri arasında bağ olmadığı görülmektedir. Kolluk araştırmasında, haciz yapılan adresten borçlunun 15.12.2020 tarihinde ayrıldığı, 3. kişinin sonrasında haciz mahalline taşındığı tespit edilmiş, ticaret sicil kayıtlarına göre de borçlunun haciz yapılan adresten borcun doğumundan önce ayrıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, üçüncü kişi 8.12.2020 ve 9.12.2020 tarihli faturalarla borçludan mal satın aldığını iddia etmiş olup, delil olarak dayandığı faturaların ve ödemelerin usulüne uygun tutulmuş deftere kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davalı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispat edebilecek yeterli delil dosyaya sunulmamıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre 15.12.2020-23.12.2020 tarihleri arasında borçlu ile 3. kişinin adresinin aynı görünmesi ve faaliyet alanlarının aynı olması tek başına danışıklı işlem yapıldığı iddiasını ispata yeterli görülmemiştir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!