12. Hukuk Dairesi 2023/6127 E. , 2024/2503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı borçlu vekilinin dava dilekçesinde; takip dosyaları üzerinden haczedilen dava konusu 1076 parsel sayılı taşınmazın avlulu ev vasfında olup haline münasip köyevi olduğunu, müvekkilinin ailesi ile birlikte geçimini çiftçilikle temin ettiğini, çiftçilik dışında gelir kaynaklarının olmadığını, davacı ve ailesinin sahibi oldukları taşınmazları işleyerek buralardan elde ettikleri gelir ile geçimlerini temin ettiklerini, bu nedenlerle haline münasip evin ve arazilerin haczinin mümkün olmadığını belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile meskeniyet şikayetinin kabulü ile 1076 parsel sayılı taşınmaz nezdinde davacı borçlunun hissesi üzerindeki haczin kaldırılmasına, haczedilmezlik şikayetinin kabulü ile; geçimini sağladığını iddia ettiği haczedilen diğer taşınmazlar nezdinde davacı borçlunun hissesi üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği; davalı alacaklı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 82/1. maddesinin 4. bendi uyarınca; “Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazisi” haczedilemez.
Borçlunun İİK'nın 82. maddesinin birinci fıkrasının 4. bendinden yararlanabilmesi için asıl uğraşının çiftçilik olması gerekir. Yani geçimini çiftçilik ile temin etmelidir. Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ziraat yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya (yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi halinde de bu madde uyarınca haczedilmezlik şikâyetinde bulunabilir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmadığı gibi örneğin çiftçi olan borçlunun, emekli maaşı alması ya da sigortalı bir işte çalışması da çiftçilik vasfını ortadan kaldırmaz. Böyle bir durumda borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı haczedilen haczedilmeyen tüm taşınmazları keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenmeli ve borçlunun elde ettiği ek gelirler de dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
Somut olayda; her ne kadar mahkemece aldırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağında borçlunun eşi ile birlikte kaldığı, asıl işinin çiftçilik olduğu ve ek iş yapmadığı tespit edilmiş, Ziraat Odasının cevabi yazısında da borçlunun çiftçilik yapıp oda kaydının mevcut olduğu belirtilmiş ise de; şikayetçi çiftçilikle geçimini sağladığını belirtmiş olduğundan birleştirme talep olunan ve davacının eşi ile ilgili olduğu belirtilen 2021/111 Esas sayılı dosyanın da celp edilerek incelenmesi, birleştirme talebinin değerlendirilmesi, borçlunun ve birlikte yaşadığı eşinin adına kayıtlı taşınmaz kayıtları getirtilerek aldıkları ücret ve maaşın mevcut olup olmadığı belirlenmek suretiyle haczedilen taşınmazlardan elde ettiği gelir tespit edilip kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olup olmadığı ya da ne kadarının zorunlu olduğunun belirlenmesi ile elde edilen tüm veriler birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendine göre borçlunun haline münasip evi haczedilemez. Buradaki “ev” den maksat yerel geleneklere göre mesken olarak kullanılmaya elverişli olarak kullanılmaya elverişli olan yerlerdir. Meskeniyet nedeni ile haczedilemezlik şikayeti mevcut ve oturmaya uygun bir evin bulunması halinde yapılabilir. Henüz mesken olarak kullanılabilir durumda bulunmayan taşınmaz, meskeniyet şikayetine konu edilemez. Hatta borçlu bu arsa üzerinde daha sonra ev yapmış olsa bile yine haczin kaldırılmasını isteyemez. Çünkü bir malın haczedilip haczedilemeyeceği haciz anındaki duruma göre belirlenir (Yargıtay 12. HD'nin 17.12.2015 tarihli, 2015/27700 E., 2015/32054 K. sayılı içtihadı).
Somut olayda, meskeniyet şikayetine konu 0 ada, 1076 parsel sayılı taşınmaz yönüyle, 02.12.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, arsa hissesi ve yapıların değerinin toplamının haciz tarihi itibariyle 66.783,61 TL olduğu, haline münasip evin değeri tam ve açık belirtilmeksizin taşınmazın borçlu ve eşi için haline münasip mesken olduğu belirtilmiş ise de; raporun bir bölümünde haline münasip ev değeri için 61.005,50 TL şeklinde bir rakam belirtildiği göz ardı edilerek şikayetin kabulü şeklinde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 17.04.2023 tarihli ve 2022/1571 E.-2023/1025 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/110 E. 2022/48 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!