WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/5956 E.  ,  2024/4079 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'ne gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nın 338. maddesi gereğince şirket yetkilisi sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece sanıklar hakkındaki davanın düşürülmesine, tazminat talebinin de İİK'nun 89/4. Maddesi gereğince kabulü ile, 125.000,00 TL tazminatın 04/12/2017 tarihinden işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesi üzerine, sanıklar ile davalı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce sanıklar hakkında verilen düşme kararına yönelik hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, tazminat kararına yönelik davalının istinaf talebinin kabulü ile; tazminat talebine ilişkin hükmün kaldırılmasına ve davacının tazminat istemine ilişkin davanın reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edildiği görülmektedir.
2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur" hükmüne yer verilmiştir.

Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK'nın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir.
Dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayete dayanak takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna ilişkin olduğu, takibin 30/11/2017 tanzim tarihli 900.000 TL bedelli senede dayalı olduğu, alacağın kambiyo senedine dayalı olması halinde alacaklının açacağı İİK'nın 89/4 haciz ihbarnamesine itiraza dayalı olarak tazminat talebinin reddi gerektiği, zira alacaklının İİK'nın 88. maddesine göre işlem yapılabileceği, bu nedenle tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de;
Borçlunun üçüncü kişideki alacağı hamile ait bir senede veya poliçe ve sair cirosu kabil bir senede dayanmıyorsa, haciz işlemi İİK'nın 89.maddesine göre yapılır.
Borçlunun üçüncü kişideki alacağının hamile yazılı veya cirosu kabil bir senede dayalı olması halinde ise İİK'nın 88. maddesi uyarınca haczi mümkündür.
Diğer bir ifade ile İİK'nın 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki kıymetli evraka bağlanmamış olan hak ve alacakları ile taşınır mallarının haczinde uygulanır.
Sonuç itibariyle, İİK'nın 88. maddesi uyarınca işlem yapılabilmesi için, borçlunun üçüncü kişideki alacağının kambiyo alacağı olması gerekir. Somut olayda ise; şikayete dayanak olan Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2017/12382 Esas sayılı takip dosyasında, takibin 30/11/2017 tanzim tarihli 900.000 TL bedelli senede dayalı, kambiyo senetlerine mahsus takip olduğu, ancak 89/1 haciz ihbarnamesinin konusunun, borçlunun üçüncü kişideki kambiyo senedinin haczine yönelik olmayıp, davalı 3. kişiye gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin konusunun doğmuş ve doğacak hak ve alacaklara ilişkin olduğu anlaşıldığından, bu alacağa ilişkin haczin İİK'nın 89/1.maddesine göre yapılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesi isabetsizdir.
Somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçluya 01.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise 30.11.2017 tarihinde henüz ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ ve itiraz tarihinde kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Haciz isteme hakkı kural olarak alacaklının borçluya karşı başlatmış olduğu takibin kesinleşmesi ile doğar.

Takip alacaklısı üçüncü kişinin tebliğ edilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın (itiraz) aksini ispat ederek cezalandırılması ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Ancak bu sorumluluğun doğabilmesi, borçluya karşı kesinleşmiş bir icra takibinin mevcudiyetine bağlıdır. Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunması cezai bakımdan suç, hukuki bakımdan haksız fiildir. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil edebilir. Somut olayda üçüncü kişiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihinde icra takibinin kesinleşmediği görülmekle geçerli bir itiraz bulunmadığından üçüncü kişinin haksız fiilinden söz edilemez. Dolayısı ile haksız fiilden kaynaklı tazminat sorumluluğu da doğmayacağından, açıklanan gerekçe uyarınca tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 30.04.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.