12. Hukuk Dairesi 2023/5932 E. , 2023/5099 K.
"İçtihat Metni"
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/758 Esas, 2020/280 sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 13/05/2023 gün ve 94660652-105-34-8361-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/61392 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın İstanbul 9. İcra Dairesinin 2018/46268 Esas sayılı dosyasında mevcut 19.02.2019 tarihli taahhütnamede yer aldığı üzere toplam borcunun 62.988,89 Türk lirası olarak belirlendiği, söz konusu borcun 01.03.2019 tarihinde başlamak üzere taksitler halinde ödeneceğinin taahhüt edildiği, alacaklı-müşteki vekilinin taahhütün yerine getirilmediği iddiasıyla 18.03.2019 tarihinde şikayetçi olması üzerine İstanbul 21. İcra Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/256 Esas, 2020/63 sayılı kararıyla sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın 11.11.2020 tarihinde kesinleştiği; alacaklı-müşteki vekilinin 11.10.2019 tarihli ikinci şikayet dilekçesinin İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesi tarafından 2019/758 Esasına 13.11.2019 tarihinde kaydedilerek tensibinin düzenlendiği ve Mahkemesince 10.09.2020 tarihli ve 2019/758 Esas, 2020/280 sayılı kararıyla sanığın bir kez daha 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın 16.11.2021 tarihinde kesinleştiği, her iki dava konusu olayın ve taraflarının aynı borca ilişkin olduğu, 2004 sayılı Kanun’un "Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza" başlıklı 340. maddesinin "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında, aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında tekrar 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilemeyeceği cihetle, sanık hakkında aynı fiil sebebiyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; anılan ihbarnamede, sanık hakkında aynı fiil sebebiyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi istemiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş ise de; dosya kapsamına göre, somut olayda, sanığın İstanbul 9. İcra müdürlüğünün 2018/46268 Esas sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu 19.02.2019 tarihli taahhüdün 01.08.2019 tarihli taksitine ilişkin borcunu ödemeyerek taahhüdü ihlâl etmesi eylemi nedeniyle, İstanbul 10. İcra Ceza
Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/758 Esas, 2020/280 sayılı kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, İstanbul 21. İcra Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2020 tarihli ve 2019/256 esas, 2020/63 karar sayılı dosyasında ise, İstanbul 9. İcra müdürlüğünün 2018/46268 Esas sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu 19.02.2019 tarihli aynı taahhüdün farklı taksiti olan 01.03.2019 tarihli taksitine ilişkin borcun ödemeyerek taahhüdün ihlâl edilmesi eylemi nedeniyle, 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, dosyalar kapsamına göre, aynı taahhüdün farklı taksitlerine ilişkin şikayetler nedeniyle açılan davaların 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesi kapsamında mükerrer dava olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmış olup, İstanbul 21. İcra Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/256 Esas, 2020/63 Karar sayılı kararı ile verilen 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezasının tamamının 06.09.2021 tarihinde infaz edilmiş olduğunun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İcra Ceza Masasının 2021/1366 tazyik hapsi nolu ve 16.12.2021 tarihli yazı içeriğinden anlaşılması karşısında, borçlu sanık hakkında aynı taahhüt nedeniyle açılan İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/758 Esas, 2020/280 sayılı kararı ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi bu gerekçeyle yerinde görülmüştür.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/758 Esas, 2020/280 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine; 19.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!