WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

12. Hukuk Dairesi         2023/5918 E.  ,  2023/5092 K.
"İçtihat Metni"

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'nün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Akçakoca İcra Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/5 esas, 2022/10 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/95 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 09.05.2023 gün ve 94660652-105-81-24119-2022-KYB sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/58110 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/3315 Esas, 2018/7246 Karar sayılı ilâmında; " ... tebligat gideri, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği, takip öncesi ve sonrası faiz ile ödeme taahhüdünden son taksit tarihine kadar işleyecek faizin taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmediği gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında usulüne uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği ... " şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği halde, Akçakoca İcra Müdürlüğünün 2019/821 Esas sayılı takip dosyasında mevcut olup haciz sırasında borçlu tarafından verilen 21.11.2019 tarihli ödeme taahhüdünde kalan borç miktarı, başvuru harcı, tebligat gideri ve peşin harç ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği gibi takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığının ve alacaklının işleyecek faizden feragat beyanın da belirtilmemiş olması nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de,
Sanığın Akçakoca İcra Müdürlüğünün 2019/821 Esas sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu 21.11.2019 tarihli taahhüde ilişkin 20.12.2019-20.01.2020 tarihlerindeki borcunu ödemeyerek taahhüdü ihlâl etmesi eylemi nedeniyle, Akçakoca İcra Ceza Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/2 Sayılı kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 25.03.2021 tarihinde kesinleştiği,
İncelemeye konu olan dosyada, alacaklı-müşteki vekilinin 23.02.2022 havale tarihli şikayet dilekçesinde aynı taahhüde ilişkin 20.12.2021, 20.01.2022 ve 20.02.2022 tarihli

taksitlerin ödenmemesi sebebiyle Akçakoca İcra Ceza Mahkemesi tarafından bu kez 2022/5 Esasına kaydedilerek tensibinin düzenlendiği ve Mahkemesince 27.04.2022 tarihli kararıyla sanığın bir kez daha 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve 04.07.2022 tarihinde kesinleştiği, her iki dava konusu olayın ve taraflarının aynı borca ilişkin olduğu, 2004 sayılı Kanun’un "Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza" başlıklı 340. maddesinin "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında, aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında tekrar 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilemeyeceği cihetle, sanık hakkında daha önceki hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/95 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine; 19.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.