12. Hukuk Dairesi 2023/4964 E. , 2024/6636 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
DAVACILAR/ALACAKLILAR : ... mirasçıları: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...
DAVALI/3. KİŞİ : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı 3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklının, asıl ve birleşen davalarda icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalılar tarafından gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nın 338. maddesi gereğince cezalandırılmalarını talep ettiği, mahkemece; sanığın İİK 89/4 delaleti ve İİK.338. maddesi uyarınca takdiren 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tazminat davasının reddine karar verilmesi üzerine taraflarca temyiz yoluna başvurulduğu; Dairemizin 20/12/2022 tarih, 2022/9117 E. - 2022/13559 K. sayılı kararı ile; hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki davaların ayrı ayrı düşmesine, İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat talebinin reddi yönünden şikayetçi alacaklının, asıl ve birleşen dava açısından, her bir davada ayrı ayrı istenilen 5.197.923 TL üzerinden ayrı ayrı nispi harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde kesin süre verilmesi, tazminat talepleri hakkında asıl ve birleşen davalar açısından HMK’nın 297/2. maddesine uygun şekilde ayrı ayrı hüküm kurarak olumlu/olumsuz karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğu, bozma sonrası asıl davada harç tamamlanmadığından asıl davanın tefrik edildiği, birleşen dava yönünden yargılamaya devam edilerek; davanın kabulü ile 5.197.923,00 TL tazminatın 15/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı 3. kişiden tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tarafların gösterecekleri deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir hale gelmiş, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir. Diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle borçlunun üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, nizasız, çekişmesiz, halihazırda istenilebilir bir başka deyişle muaccel bir alacağının bulunması zorunludur.
Somut olayda mahkemece; davalı 3. kişi ... hakkında Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde tasarrufun iptali davası açıldığı ve davanın kabul edildiği, kararın kesinleştiği ve anılan tasarrufun iptaline karar verildiği, borçlu Yaşar Aydın'ın 3 ayrı şirket hissesini davalıya 1.195.800,00 TL bedelle devrettiğini, daha önceki raporlarda devredilen değerler toplamının 4.052.941,00 TL olduğu, buna karşın yapılan ödeme toplamının kısmi olarak belirlendiği, davalının, asıl borçlu Yaşar Aydın'a tamamen ödendiğine dair dava dosyasına geçerli delil ibraz edilmediği, VUK'nun 324 sayılı tebliği gereği 8.000,00 TL'yi aşan ödemelerin banka yoluyla yapılması gerektiği, davalının asıl borçluya tüm borcunu ödendiğine dair geçerli delil sunamadığı, 15/02/2010 tarihinde davalının asıl borçluya muaccel olan borçlarını ödediğine dair bir kanaate varılamadığı, şirketin kaydi devir değerleri ile rayiç değerlerinin uyumlu olmadığı gerekçesi ile tazminat talebinin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesini oluşturan bilirkişi raporunda; borçlunun şirket hisselerinin kaydi devir değerleri ile rayiç değerlerinin uyumlu olmadığı, davalının, asıl borçlu Yaşar Aydın'a şirket hisse devirlerine ilişkin rayiç değerleri tamamen ödendiğine dair dava dosyasına geçerli delil ibraz edilmediği kanaatine yer verilmiş ise de tazminat talebinin yerinde olup olmadığı hususunun sübutu için 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 09/02/2010 tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıs davalıdan herhangi bir alacağının olup olmadığının ve alacağın tebliğ tarihi itibarıyla ne kadar olduğunun net olarak tespiti gerekir.
O halde, mahkemece, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 09/02/2010 tarihi itibariyle, davalı üçüncü kişinin, takip borçlusuna, gerek şirket hisse devirlerinden kaynaklanan ve gerekse hisse devirleri dışında herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığı varsa, tebliğ tarihi itibariyla ne miktarda olduğu hususlarının tespit edilerek, üçüncü kişi nezdinde haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibari ile kesinleşmiş, nizasız çekişmesiz, halihazırda istenebilir, bir başka deyişle muaccel bir alacağın ve o tarihteki alacak miktarının tereddüte mahal bırakmayacak net bir şekilde tespiti açısından, dosyanın uzman bilirkişiye tevdii ile, dosya kapsamında yer alan bozma kararları ve ilkelerimize uygun, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor aldırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan raporlara dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Davalı ...’ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!