12. Hukuk Dairesi 2023/4933 E. , 2023/5824 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
...
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/64746 nolu tebliğnamesindeki; sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesine yönelik görüşüne ilişkin yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli, 2022/7-331 Esas ve 2023/282 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’da dava zamanaşımının sirayeti konusunda fiile bağlılığı esas alan nesnel ölçütün kabul edildiği, zamanaşımının kesilmesinin suçu işlediği iddia olunan kişiye ya da kişilere ilişkin olmayıp aksine suç konusu fiile ilişkin olduğu, bahse konu suçu oluşturan fiilin objektif olarak şerikler arasındaki bağı ifade ettiği, bu bağın suça iştirak eden kişilerden kaynaklanmayıp aksine ortak katkıda bulunulan fiilin çerçevesinde hüküm ifade ettiği, dolayısıyla bu objektif bağ kapsamında meydana gelen ve dava zamanaşımını kesen nedenlerin, kişilerden bağımsız olarak hukuki sonuç doğuracağı ve fiil nedeniyle birleşen tüm şerikler hakkında da geçerli olacağı anlaşıldığından iştirak hâlinde işlenen suçlarda, ortaklardan birisinin savunmasının alınmasının ya da mahkûmiyetine karar verilmesinin dava zamanaşımının kesilmesi yönünden diğer ortakları da etkileyeceğinin kabul edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 147-428 sayılı kararında da benzer gerekçelerle aynı sonuca ulaşılmıştır. 18.04.2014 tarihli mahkumiyet kararından sonra sanık ... 'un savunmasının 18.12.2018 tarihinde alındığı hususu dikkate alındığında, tüm sanıklar açısından zamanaşımı sürelerini son kesen sebebin 18.12.2018 tarihindeki ...'un savunması olduğu, 18.12.2018 tarihinden sonra inceleme tarihi olan 10.10.2023 tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.Açıklanan sebeplerle, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da ( alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; müşteki vekili tarafından borçlu şirkete ait gayrimenkullerin devrinin alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile yapıldığının iddia edilmesi karşısında, taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerlerinin tespiti ile taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerleri ile satış değerleri arasında fahiş fark olup olmadığı saptanarak, taşınmazlardan elde edilen paranın herhangi bir borç veya banka ödemesinde kullanıp kullanmadığı, satıştan elde edilen paranın akıbetinin ne olduğu belirlenip, bunun yanısıra icra takip dosyasında borçlunun borcu karşılayacak başka malvarlığı bulunup bulunmadığının araştırılarak, devrin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde sanıkların beraatlerine dair karar verilmesi,
Kabule göre de;
Mahkemece, kararın gerekçe kısmında "satıştan elde edilen para ile hangi borçların ödendiğine yönelik somut bilgi/belge sunulmadığı, taşınmazların devir bedellerinin takip borcunu karşıladığı" tespitlerine yer verildikten sonra sanıkların beraatlerine dair karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!