12. Hukuk Dairesi 2023/4886 E. , 2023/5171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu tarafından süresinde icra dairesine başvurularak asıl alacağa, faize ve faiz oranına itiraz edildiği alacaklı vekilinin itirazın kaldırılması istemiyle mahkemeye yaptığı başvuruda, mahkemece takibe dayanak belgenin İİK’nın 68. maddesinde yazılı olan belgelerden biri olmaması sebebiyle itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, kararın alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna götürülmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan kararın alacaklı vekili tarafından temyiz yoluna götürüldüğü, Dairemizce, borca itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyen ve senet metninden anlaşılabilen hususlardan olmayan, borçlu şirketin çift imzayla temsili nedeniyle üzerinde tek imza bulunan takip dayanağı belgenin İİK’nın 68. maddesindeki belgelerden olmadığına yönelik borçlu iddiasının, itirazın kaldırılması aşamasında ileri sürülmesinin, İİK’nın 63. maddesinde düzenlenen itiraz sebeplerinin genişletilmesi yasağı gereğince değerlendirilemeyeceği ve alacağın, İİK'nın 68/1. maddesinde yer alan ve mücerret borç ikrarını içeren bir belgeye dayandığı nazara alınarak, borçlunun işlemiş faiz tutarı ile faiz oranına itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararına uyan mahkemece icra edilen yargılama sonunda, asıl alacak yönünden itirazın kaldırılmasına ve bu miktar üzerinden alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, işlemiş faize itiraz yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine ve iş bu reddedilen miktar üzerinden borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği, anılan kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
1- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
İİK’nın 68/ 7. maddesinde;” İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. “ hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacak miktarının belirli ya da belirlenebilir olması gerekmektedir. Likid alacaklarda alacak miktarı belli olduğundan alacağın gerçek miktarının tespiti tartışmalı değildir.
Likid alacak bakımından aranan “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olması; bu bağlamda alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaması, diğer bir anlatımla borçlunun, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması” ölçütü birçok tartışmayı sona erdirmekle beraber, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin, alacağın likid olup olmadığı ile ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilmesi de doğru değildir. Çünkü mahkeme uygulamasında “hesap işi”, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerden olduğundan borçlunun, kendi başına hesaplayabilecek durumda olduğu asıl alacak ve temerrüt faizine itiraz etmesi hâlinde, mahkemenin, alacaklının alacağının miktarını, bizzat tespit etmeyip bilirkişi vasıtasıyla belirleyeceğinden, likid olan bir alacağın sırf bilirkişi incelemesi yapıldığı gerekçesi ile likid sayılmaması doğru olmayacaktır (Hukuk Genel Kurulunun 17.10.2012 tarihli ve 2012/9-838 Esas, 2012/715 Karar sayılı kararı).
Takip konusu asıl alacağa itiraz edilen hallerde, bunun eklentilerine de karşı çıkılması itirazın doğal sonucu olup, inkar tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması zorunludur (HGK'nın 4.6.2003 tarih ve 2003/115-404 E. - 2003/381 K.sayılı kararı).
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki yargılamada asıl alacağın kesin hakediş bedeline dayalı, hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, işlemiş faiz miktarının ise muayyen olmadığı, yargılamayı gerektirdiği görülmektedir.
Bu durumda sadece muayyen olan asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de muayyen olmayan bu nedenle borçlunun itirazında haklı bulunduğu işlemiş faiz üzerinden de inkar tazminatının hesaplanması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle birlikte bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.03.2023 tarih ve 2022/393 E. - 2023/ 275 K. sayılı kararının hüküm bölümünün işlemiş faiz üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi ile ilgili “Davalı tarafından itiraz edilen ... kapatılan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1092 Esas sayılı (yeni esas ... İcra Dairesi'nin 2023/84067) icra takip dosyasında davalının 2.152.056,25 TL'lik kısma ilişkin itirazının haklı olduğu ve davalının tazminat talebinin de olduğu anlaşıldığından yasal şartın bulunması nedeniyle İİK''nın 68/son maddesi gereğince davalı borçlu lehine reddine karar verilen 2.152.056,25 TL miktar üzerinden %20 oranında 430.411,25 TL İCRA İNKAR TAZMİNATININ davacıdan alınarak davalıya verilmesine” bendinin karar metninden tamamen çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzelterek onandığından alacaklıdan harç alınmasına yer olmadığına, alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden borçludan tahsiline, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!